Ankara’da bulunan tutuklu aileleri ve yakınları, cezaevlerinde 58’inci gününe giren süresiz dönüşümsüz açlık grevlerine destek olmak amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesinde açlık grevi eylemi başlattı. Grev öncesi aileler adına açıklama yapan Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Gülhan Özlü, toplamda 22 cezaevinde 200’den fazla tutsağın süresi dönüşümsüz açlık grevinde olduğunu ve gün geçtikçe sayının arttığını kaydetti.

‘TUTSAKLARIN TALEPLERİ NET’

Açlık grevinde olan tutukluların çok net talepleri olduğunu hatırlatan Özlü, “Şu ana kadar ki süreçte hiçbir yetkili çözüm üretmek adına çaba sarf etmedi, herhangi somut bir gelişme kaydedilmedi” diye konuştu.

‘SAĞLIK DURUMLARI KRİTİK AŞAMAYA GİDİYOR’

Gün geçtikçe tutsakların sağlık durumlarının kötüleşerek, kritik aşamaya doğru gittiğinin altını çizen Özlü, “Çocuklarımız son derece yüksek bir moral ile açlık grevlerini sonuna kadar sürdüreceklerini söylemektedirler” dedi. Ayrıca Özlü, tutsaklara yönelik keyfi uygulamaların pervasızca devam ettiğini belirtti.

Özlü, cezaevindeki açlık grevleri ile dayanışma amacıyla 2’şer günlük süreli dönüşümsüz açlık grevi başlattıklarını duyurdu.

Daha sonra konuşan aileler, tutsakların vücut bütünlüğüne zarar gelmeden ve ölümler yaşanmadan sorunun diyalog yolu ile çözülmesi çağrısı yaptı.

VAN’DAKİ AÇLIK GREVİNİ İKİNCİ GRUP DEVRALDI

Cezaevlerinde yayılarak devam eden ve 58’nci gününü geride bırakan açlık grevi eylemleri ile dayanışmak amacıyla Van’da da tutuklu yakınları ve siyasi parti yöneticileri tarafından başlatılan 2’şer gönlük süresiz dönüşümlü açlık grevini ikinci grup devraldı. DBP il binasında 8 kişi ile başlayan eylemi, iki günün ardından 10 kişilik ikinci grup tarafından devralındı.

Behice Avi, tüm halkı devam eden açlık grevlerine karşı duyarlı olmaya çağırarak, “Biz ilk grup olarak başladık bunun devamı gelecek. Ne zaman taleplere cevap gelirse bizde o zaman grevimizi sonlandıracağız. Tüm tutsakların ve ailelerin direnişini selamlıyorum” dedi.

Konuşmanın ardından açlık grevi devredildi.

İSTANBUL’DA 10 KİŞİ DAHA AÇLIK GREVİNDE

İstanbul’da üçüncü ve ikinci bölgeden sonra birinci bölgede de tutuklularla dayanışmak için açlık grevi başlatıldı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bahçelievler ve Esenler ilçe binalarından sonra Sancaktepe’de de başlatılan açlık grevine 10 kişi girdi. “Bijî berxwedana zindana” pankartı açan grevdeki yurttaşlar, grev öncesi açıklama yaptı.

HDP Ümraniye İlçe Eşbaşkanı Fatma İrier, “PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sona erdirilmesi, cezaevlerinde insani koşulların düzeltilmesi” talebiyle tutukluların girdiği süresiz dönüşümsüz açlık grevine destek için açlık grevine başladıklarını söyledi. Talepler yerine getirilene kadar mücadele edeceklerini dile getiren İrier, kamuoyuna “zindanların sesi olma” çağrısında bulundu.

Açlık grevlerinin 58’inci güne girdiğini hatırlatan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Mustafa Avcı, tutukluların “Öcalan üzerindeki tecridin sona erdirilmesi” talebine değinerek, “Bu talebin anlamı barıştır. Tecrit sona erdiği durumda barışa bir adıma daha yaklaşmış olacağız” dedi.

Mardin Cezaevi’nde açlık grevinde olan Şeyhmus Özgün ablası Hamdiye Alkan, ilerleyen yaşına rağmen tek amacının Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması olduğunu vurguladı.

Sincan Cezaevi’nde açlık grevinde olan Eylem Oynaz’ın babası Abdulvahap Oynaz da, taleplerinin derhal yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, “Sadece kızım için değil tüm tutukluların sesi olmak için açlık grevinde olacağım” dedi.

‘DIŞARIDAN DESTEK BEKLİYORLAR’

HDP Bahçelievler İlçe binasında başlatılan 2 günlük süresiz dönüşümlü açlık grevini bugün ikinci grup devraldı. 12 kişilik grup, eylemi devraldı. Eylemin yapıldığı salona, “Zindan direnişi selamlıyoruz. Direnişleri direnişimizdir” pankartı ile “Darp ve işkenceye Hayır”, “Sağlık hakkının engellenmesine Hayır” ve “Biji Berxwedana Zindanan” dövizleri asıldı. Kadınlar beyaz tülbentleri ile grevdeki yerini alırken, söyledikleri ezgiler ve deyişler açlık grevindekilere moral verdi.

9 gündür Silivri Cezaevi’nde açlık grevinde olan oğlu Zafer Sağlam’a destek vermek amacıyla açlık grevine başlayan Emlihan Sağlam, ölümlerin yaşanmaması için açlık grevine destek verdiğini belirtti. Sağlam, “Çocuğumu desteklemek için buradayım, ama açlık grevine giren bütün tutsaklar benim çocuklarım. Oğlumun dün görüşüne gittim. Bayağı bitkin durumdaydı. ‘Sonuna kadar gideceğim baba çünkü benim arkadaşlarım ölüm derecesine geldi’ dedi. Durumu iyiydi ve dışarıdan herkesin desteğini bekliyorlar” diye konuştu.

Açlık grevine destek olmak amacıyla greve başlayan Feleknaz Karabaş da, açlık grevinde olan bütün tutukluların kendi çocukları olduğunu ifade ederek, “Biz anneler tutukluların talepleri karşılanana kadar açlık grevine destek vereceğiz” dedi.

‘BAŞLARINDAN SAVURAMAZLAR’

Ölümlere seyirci kalmamak adına açlık grevine başladığını söyleyen Mehmet Aydemir ise, şu çağrıda bulundu: “Bu savaşta evladını kaybeden bir baba olarak bu insanların ölüme gitmesine müsaade etmeyeceğiz. Bundan sonra çok kritik bir sürece giriyoruz ve bir şeyler yapmalıyız. Onları yalnız bırakmamalıyız. Adalet Bakanı’na çağrım şudur; Bu ölümlere seyirci kalmak bu ölümlere ortak olmaktır. Bu cinayettir. Tarih bunu böyle yazar. Adalet Bakanı’ndan beklediğimiz adalettir. Kritik bir sürece girdik ve bu durumu politik laflarla başından savuramazlar. Konu çok ciddi ve biz buna seyirci kalmayacağız. Bu hem insani hem vicdani hem de ahlakidir. Talepler tamamen insani ve hukukidir. Bunu görmemezlikten gelemezsiniz. Politik hırslarınıza bu insanları kurban edemezsiniz.”

Açlık grevinde bulunan grubu ise, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, İstanbul Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER) ile İstanbul’un çeşitli ilçelerden gelen HDP’liler ziyaret etti.

MERSİN

Cezaevlerinde 58’nci gününe giren açlık grevi eylemleri yayılarak sürdürülürken, Tarsus C Tipi Kapalı Kadın Cezaevi’nde 5 tutuklu kadın 30 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK), kritik eşiğe gelen açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Tarsus Cezaevi önünde açıklama düzenlemek istedi. Açıklama öncesi cezaevinin bulunduğu bölgeyi zırhlı araçlarla ablukaya alan polis, Olağanüstü Hâl (OHAL) kararnamelerini gerekçe göstererek açıklamaya izin vermeyeceklerini belirtti. Buna rağmen açıklamada kararlı olan grup, cezaevi önünde bir süre bekleyişini sürdürdü.

Bekleyişin ardından grubu çembere alan polis ile HDP PM üyesi Asiye Kolçak arasında tartışma yaşandı.

Açıklamanın Anayasal olarak hakları olduğunu belirten Kolçak, “Gün gelecek bu cezaevinde tutsak edilenlerle burada bizi engelleyenler yer değiştirecek. Biz cezaevlerindeki tutsakların sesi olmaya devam edeceğiz” diyerek tepki gösterdi.

‘SORUMLU AKP HÜKÜMETİ VE ADALET BAKANI’

Tartışmanın ardından grup, HDP Tarsus İlçe binasına geçti. Burada konuşan HDP Mersin İl Eşbaşkanı Mirza Mehmet Söylemez, cezaevlerinde sürdürülen açlık grevlerine dikkat çekti.

Açlık grevlerinin kritik noktaya geldiğini vurgulayan Söylemez, “Buradan yetkililere sesleniyoruz. Tutsakların talepleri karşılanabilir taleplerdir. Bedenini süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine yatıranların sesine kulak verin. Ciddi bir aşamaya gelinmiş, gelinen noktada vücutta kalıcı hasarların bırakması ve kayıpların yaşanması an meselesidir. Ölümlerin sorumlusu AKP hükümeti ve onun Adalet Bakanı olacaktır. Bu vahim durumdan ve sorumluluktan hiç kimse kaçamaz” dedi.

‘BU ADALET, ADALET DEĞİL ADALETSİZLİKTİR’

Geçtiğimiz günlerde cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutuklu Mehmet Yıldızbakan’ın sözlerini hatırlatarak, “Eşim, oğullarım, gelinim hepimiz cezaevindeyiz. Bu adalet adalet değil, adaletsizliktir” dediğini aktardı.

Söylemez, açlık grevinde ki tutuklu ve hükümlülerin taleplerini ise şöyle sıraladı:

* Düşünceleri ve siyasal çalışmaları nedeniyle aralıksız olarak sürdürülen gözaltı ve tutuklamaların sona erdirmek, halka yönelik askeri ve siyasi baskının sona erdirilmesi.

* Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, siyasal iktidarın uluslararası hukuk ve mevcut Anayasal düzenin içerisinde uyması gereken taleplerdir.

‘TUTSAKLARLA BİRLİKTE DİRENECEĞİZ’

HDK adına konuşan Selahattin Güvenç de, cezaevlerinde yaşananların insanlık ayıbı olduğunu vurgulayarak, “Cezaevlerindeki tutsakların direnişi bir halkın direnişidir. Bir halkın önderi olan Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit bir halka uygulanan tecrittir. Bu tecride son verilene kadar tutsaklarla birlikte bizde direneceğiz” diye belirtti.

Son olarak konuşan Kolçak ise, Adalet Bakanlığı’nın yanı sıra kamuoyunu duyarlı olmaya çağırarak, açlık grevindeki tutukluların halkların barış umudu olduğunu ifade etti.

HATAY

İHD İskenderun Şubesi de, dernek binasında toplantı yaptı. Toplantıda konuşan İHD İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk, cezaevlerindeki açlık grevlerine ses verme çağrısı yaptı. Selçuk, cezaevlerinde yaşanabilecek olumsuzluklardan sessizliğe bürünün Adalet Bakanlığı’nın olacağını söyledi.

DİYARBAKIR

Türkiye’de birçok cezaevinde tutuklular, 58 günü bulan açlık grevi eylemlerini sürdürürken, dışarıda ise aile ve Kürt siyasetçilerin destek amaçlı başlattığı açlık grevi eylemi de devam ediyor. Diyarbakır’da DBP il binasında başlatılan açlık grevi 2’nci grubun devralmasıyla 4’ncü gününde sürüyor.

Aralarında Barış Anneleri Meclisi üyelerinin de bulunduğu çok sayıda yurttaş, DBP il binasına gelerek açlık grevindeki eylemcileri ziyaret ediyor. Aileler ve siyasetçiler ise zaman zaman cezaevlerindeki açlık grevi ve Kürt halkının içinden geçtiği önemli gündem maddeleri üzerinde tartışma yürütürken, ziyaretçiler de bu sohbete dahil oluyor.

Ziyarete gelen Barış Anneleri Meclisi üyesi Songül Tamriş, söylediği klamlarla ailelere destek veriyor.

Yarın eylemi 3’ncü grup devralacak.

URFA

İnsan Hakları Derneği (İHD) Urfa Şubesi Cezaevi Komisyonu da, dernek binasında açlık grevlerine ilişkin açıklama yaptı. İHD Urfa Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi Avukat Mikail Yavuz, açlık grevine giren hükümlü ve tutukluların taleplerini sıraladı. Yavuz, tutukluların “Cezaevindeki insani koşulların iyileştirilmesi, düşünceleri ve siyasal çalışmaları nedeni ile aralıksız olarak sürdürülen gözaltı ve tutuklamaların sona erdirilmesi, halka yönelik askeri ve siyasi baskının sona erdirilmesi ve Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması” taleplerini yenileyerek, “Cezaevlerindeki tecrit uygulamaları, her türden keyfi muameleler, işkence iddiaları, sürgün ve sevk uygulamaları, keyfi disiplin cezaları mahpusların sağlık sorunlarının zamanında ve etkili bir şekilde çözülmemesi ağır hasta mahpusların tedavi edilmemesinin yanı sıra tahliye edilmemeleri gibi sıralayabileceğimiz çok sayıda sorun bulunmaktadır. Bu talepler siyasal iktidarın mevcut anayasal düzen içinde uyması gereken taleplerdir” dedi.

Demokratik kamuoyunun cezaevlerinde devam eden süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri konusunda duyarlı olmaya davet eden Yavuz, son olarak Urfa Hilvan T Tipi Cezaevi’nde de 20 Mart’tan bu yana 20’si kadın 50’nin üzerinde erkek tutuklunun dönüşümlü açlık grevine devam ettiğini söyledi. (DİHABER)