“PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, cezaevindeki hak ihlallerinin son bulması, köy ve kentlerdeki ablukaların kaldırılması” talebiyle Şakran Cezaevi’nde başlayan ve tüm cezaevlerine yayılan süresiz dönüşümsüz açlık grevi 59’uncu gününe girdi.

Açlık grevlerine ilişkin geçtiğimiz gün HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’le birlikte Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüşen İstanbul Milletvekili ve Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, Adalet Bakanlığı ve diğer yetkililerle yaptıkları görüşmelerden bir sonuç çıkmadığını söyledi.

‘ADALET BAKANLIĞI GEÇİŞTİRDİ’

Öcalan üzerindeki tecridin uzun süredir devam ettiğini belirten Buldan, tecridin kaldırılmasına ilişkin hem içerde hem dışarıda zaman zaman açlık grevlerinin yapıldığını belirtti. “Sayın Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşullarından haberdar değiliz. İmralı Heyeti’nin en son görüşmeyi yaptığı 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana Öcalan’la bir kez sadece kardeşi Mehmet Öcalan görüştü” diyen Buldan, şöyle devam etti: “Dolayısıyla o günden sonra görüşmeler koptu. Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kalkması talebiyle Türkiye’nin birçok cezaevinde başlatılan açlık grevleri var. Adalet Bakanlığı ile yaptığımız görüşmelerde tutsakların taleplerini görüştük. Talep edilen insani haklarını bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledik. Ancak ne yazık ki Adalet bakanlığı konuya yaklaşımı her zamanki gibi kör ve sağırları oynayarak geçiştirdi.”

‘ÖCALAN’LA GÖRÜŞMELER GREVİ SONLANDIRIR’

Açlık grevlerinin kötü sonuçlanması durumunda Adalet Bakanlığı’nı sorumlu olacağını ifade eden Buldan, “Biz bu talepleri kendilerine ilettik. Taleplerimize çok sıcak bakılmadı. Çok geç olmadan bugün dışarıda da devam eden, ailelerin de başladığı açlık grevleri var. Cezaevlerinden cenazelerin çıkmaması için acil bir diyalogun başlatılması gerekir ve bu talepler mutlaka çözüme kavuşturulmalıdır. 2012 sürecine de tanığım, o dönem yapılan açlık grevlerinde tutsaklar çok uzun süre açlık grevinde kalmıştı. Sayın Öcalan ile görüşme gerçekleştirildikten sonra tutsaklar açlık grevini bitirmişlerdi. Bugün de Sayın Öcalan ile yapılacak bir görüşme ve diyaloğun, yine açlık grevini bitireceğini düşünüyorum. Sayın Öcalan’ın barış yanlısı olduğunu ve Türkiye’deki Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesi konusunda büyük bir çabasının olduğunu ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.

‘ACİL TOPLUMSAL BARIŞA İHTİYAÇ VAR’

Öcalan ile yürütülen müzakere sürecinde Türkiye’de huzur ortamının olduğunu hatırlatan Buldan, “O dönem Türkiye’de cenazelerin gelmemesi, en ufak bir olumsuzluğun olmaması Sayın Öcalan ile yapılan görüşmelerle bağlantılıydı. Bugün barış ve müzakere dönemine geri dönülürse ve Sayın Öcalan ile acil olarak görüşme gerçekleştirilse Türkiye’de var olan bütün olumsuzlukların bitebileceğini düşünüyorum. Bugün Türkiye’nin gidişatı her anlamda iyi değil. Bu sıkıntıların tek sebebi Sayın Öcalan üzerindeki tecrit ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin artık toplumsal bir barışa acil ihtiyacı var” şeklinde konuştu.

‘ARTIK SOMUT ADIMLAR ATILMALI’

Bugün hükümetin gündeminde sadece başkanlık sistemi ve referandumun olduğunu dile getiren Buldan, şunları söyledi: “İnsan haklarını, adaleti, hukuku ve barışı bir kenara bırakarak, sadece tek bir insanın başkanlığı üzerinden bir siyaset yapmayı kendilerine bir görev olarak önlerine koymuşlar. Bunun da Türkiye’ye hiçbir faydası yok. Bugün ‘Hayır’ rüzgârı Türkiye’nin her tarafında çok şiddetli esiyor ve bu rüzgâr sandıklara yansıyacak. ‘Hayır’ın çıkması ile birlikte AKP hükümetinin ve siyasi iradenin artık barışı, kardeşliği, özgürlüğü ve Türkiye’de yaşanan hak ihalelerini gündemlerine almak zorunda kalacaklar. Ancak bu ne kadar erken olursa Türkiye’nin faydasınadır. Türkiye’nin barışa ihtiyacı var, artık somut adımlarının atılmasını gerekir. Başta Adalet Bakanı olmak üzere yetkilerin sorumluluk üstlenmelidir.”

‘DİYALOGLARIMIZ DEVAM EDECEK’

Hem Adalet Bakanlığı’yla hem de ailelerle görüşmelerinin olduğunu kaydeden Buldan, “Açlık grevi olan cezaevlerinde de cezaevi idaresiyle diyalog kurmaya çalışıyoruz. Görüşmelerimiz devam edecek. Tabi tutsaklar ile görüşme yetkilerimiz yok ancak aileleri üzerinden diyalog kuruyoruz. Onların diyaloglarıyla girişimlerimiz devam edecek” dedi. (Ruken Demir / Sakıp Yaşar – DİHABER)