Referandumu yerinden takip etmek için bölgeye gelen Avrupalı gözlemci heyeti, gün boyu yaşadıklarını ve gözlemlerini DBP Diyarbakır İl Örgütü’nde basın toplantısı düzenledi. Heyet adına ilk olarak konuşan Avrupa Parlamentosu üyesi Haike Hansel, Avrupa’dan ve farklı ülkelerden bağımsız bir heyet olarak bölgeye seçimleri izlemek için geldiklerini söyledi. Hansel, “Gözlem yaptığımız yerlerde ciddi sıkıntılarla karşılaştık. Her alan polislerle doldurulmuştu ve bu durum bizim gözlem yapmamızı engelledi. Nereye gidersek gidelim etrafımızı özel harekat polisleri sarıyordu” dedi.

‘AGİT GÖZLEMCİLERİNİN OLMASI GEREKİRDİ’

Özellikle oy verme merkezlerinde etraflarının polislerle çevrildiğini dile getiren Hansel, izinlerinin olmasına rağmen oy verme merkezlerine gidip gözlem yapmalarının defalarca polisler tarafından engellendiğini dile getirdi. Tüm baskıların yanı sıra AK Partili müşahitlerin polisleri arayarak kendilerini okuldan uzaklaştırdığının farkına vardıklarını ifade eden Hansel, “Batman’a gönderdiğimiz heyet sadece 2 merkezi gözlemleyebilmiştir. Ben Diyarbakır’da 2015 seçimlerinde gözlem yapmıştım. 2015 ile karşılaştırdığımda aradaki farkın çok fazla olduğunu söyleyebilirim. 2015’te adil ortamda seçim yapılırken referandum sürecinde adil ortam ortadan kaldırıldı. Özellikle oy verme merkezlerine gittiğimizde zorluklarla karşılaştık. AKP ve polisler bizleri tehdit etti. Sürekli olarak baskı altında tutulduk. Avrupa’dan, AGİT’ten gözlemcilerin burada olması gerekiyordu ancak yoktular. Gözlem yapma hakları ellerinden alındı. Biz heyet olarak şikayette bulunacağız. Kürdistan’daki seçime önem verilmedi” diye konuştu.

EFA Başkan Yardımcısı Lorena Lopez, bölgede yaşanan hukuksuzluğu Avrupa Parlamentosu’na taşıyacaklarını dile getirdi.

EFA Başkan Yardımcısı Ana Miranda ise Avrupa Hür Partisi Parlamenterleri olarak yaşanan haksızlığı meclise taşıyacaklarını aktardı. Bölgedeki referandum seçimlerinin OHAL ve olağanüstü koşullarda gerçekleştirildiğinin altını çizen Miranda, bu durumun kesinlikle kabul edilemez olduğunu kaydetti.

‘REFERANDUM HUKUKİ GEÇMEDİ’

Isere Kürt Dostluk Derneği Başkanı Maryvonne Matheoud, Fransa’dan 5 kişi olarak Mardin’e gittiklerini, burada yoğun bir önlem olduğunu ve heyet olarak okullardan çıkarıldıklarını aktardı. Gözlemci olarak kendilerini okul içerisine alan sandık görevlisi bir kadına polisin müdahale ettiğini söyleyen Matheoud, polislerin tüm resmi işlemleri taramasına rağmen kendilerini gözlemci olarak kabul etmediğinin altını çizdi. Matheoud, “AKP yanlıları yoğun olarak bizi zorla okuldan çıkardılar. Ardından Derik’te birkaç okulu gezip fotoğraf çektim ancak polis çektiğim fotoğrafları sildi. Bizler heyet olarak Kürdistan’da referandumun hukuk çerçevesinde yapılmadığına tanıklık ettik. Bu durumu kesinlikle kabul etmeyecek ve parlamentoya taşıyacağız” diye vurguladı.

Son olarak konuşan Kızıl Parti Yöneticisi Marianne Gulli ise “Sonuç ne olursa olsun demokrasi, barış ve özgürlük kazanacak” dedi. (DİHABER)