Böyle gitmez HAYIR! – İbrahim Göktürk BAYRAMOĞLU

 

 

 

 

Şimdi yaşamın tüm olağan akışında her yönüyle aksayan bu düzende sağlam çark bulunamayacağına göre Böyle gitmez, HAYIR!’ları çoğaltalım. Umut ve yaşam HAYIR! da…

Ucuz iş gücü, esnek ve güvencesiz çalıştırmaya dayalı neoliberal ekonomi modelinin 24 Ocak kararlarından sonraki en hızlı ve istikrarlı savunucusu AKP iktidarları döneminde 17 bin 57 iş cinayeti yaşandı[1]. Kimilerinin yok saydığı işçi sınıfı her gün patronların daha fazla kâr hırsı için, basit iş güvenliği ve işçi sağlığı tedbirleri alınmadığı için katlediliyor. Katledilen işçilerden birçoğunun cenazesi ya maden altında ya toprak altında kaldığı için birçok aile katledilen yakınlarının mezarına bile sahip değil. Bu düzen böyle gitmez HAYIR!

İş cinayetlerinde sorumluluğu bulunan patronlar ve devlet yetkilileri çoğu zaman göstermelik yargılanıyor yargılananlar da bir yıl dört yıl gibi hapis cezalarına çarptırılıyor bu cezalarda patronun kasası için devede kulak para cezalarına çevriliyor. Bu düzen böyle gitmez HAYIR!

İşçilerin pazarlık konusu bile yapılamayacak haklarından olan kıdem tazminatı işveren ve iktidarın iştahını kabarttığı için fona devredilmek isteniyor oysaki biz işsizlik sigortası fonunun nerelere kullanıldığını da biliyoruz. Böyle gitmez HAYIR!

Güvencesiz çalıştırmanın en yaygın şekli olan taşeron, taşeronun taşeronu, dayıbaşılık modelleri yeni yasallaşan kiralık işçi bürolarıyla farklı bir zemin kazanıyor. Sömürünün yeni zemini olan kiralık işçi büroları işverene maliyetsiz olarak işçiyi işten çıkarma hakkı verdiği için masrafsız sömürü isteyen ulusal ve uluslararası patronlara kıyak geçiyor. Böyle gitmez HAYIR!

Sefalet zamları ile açlığa, yoksulluğa itilen kamu emekçilerinin ve işçilerin maaşlarından BES adı altında yapılacak kesintilerle yaratılacak fon başka bir sömürü aracı olarak yasallaştı bile ayrıca her geçen gün BES sisteminden çıkmanın zorlaştırılacağı da dillerden düşmüyor. İşsizlik fonu ise bireysel emeklilik fonuna aktarılmak isteniyor. Bu düzen böyle gitmez HAYIR!

En doğal sendikal haklar için basın açıklamasına, grevlere, yürüyüşlere katılan emekçiler ya ihraç ya sürgün ediliyor veyahut disiplin cezaları ve idari tedbir hükümleriyle zapturapt altına alınıp sindirilmeye çalışılıyor. Böylelikle de bu düzene rıza göstermeyip cezalandırılan kamu çalışanları üzerinden tüm emekçilere sopa gösteriliyor! Böyle gitmez HAYIR!

Metal işçilerinin hak güvencesi olan grev kararları ardı ardına OHAL yasaları gerekçe gösterilerek    30-60 gün gibi sürelerle erteleniyor ve yasaklara karşı bütün itiraz kanalları kapatılıyor. Böyle gitmez HAYIR!

Ne ile suçlandığını bilmeyen, mahkeme yüzü bile görmeyen, valiliklerin ve kaymakamlıkların oluruyla açıkta bekleyen binlerce kamu çalışanı hemen görevlerine iade olmayı bekliyor. Böyle gitmez HAYIR!

Düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanan yüzlerce akademisyen terörle ilişkilendirilerek basit mesnetsiz gerekçelerle üniversitelerinden uzaklaştırılıyor veya ihraç ediliyor. Böyle gitmez HAYIR!

Akıl ve bilime dayalı eğitimden ve laik yaşamdan her geçen gün uzaklaşılıyor, eğitim dinselleştirilerek itaat eden, sorgulamayan bir nesil yaratılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarikatlar, cemaatler ve gerici vakıflar ile imzaladığı protokoller aracılığıyla kamusal bir hak olan eğitimi gericileştiriyor ve dinselleştiriyor. Böyle gitmez HAYIR!

Son TÜİK rakamlarıyla yüzde 12,7’ye ulaşmış işsizlik oranı ve genç işsizliğinin ise yüzde 24 oranına ulaşması iktidarın bugüne kadar işsizliği çözme vaatlerinde ne kadarda havada kaldığının ispatı. Genç kadın işsizliğinin yüzde 28,8 oranını göstermesi ise 4+4+4 eğitim modelinin sonucunda artan çocuk gelin vakaları ile ve küçük yaşta evlendirilip eve hapsedilen kız çocuklarının özellikle genç kadın işsizler ordusunu oluşturduğunu kanıtlıyor. Böyle gitmez HAYIR!

Bütün olumsuzluklar karşısında ve 14 yıllık AKP iktidarının ülkemize sunduğu ekonomik dar boğazın yarattığı satıhta insanlarımız içinde taşıdığı umudu gün yüzüne çıkarmaya korkuyor olabilir. Korkular büyük başlangıçların ve artık dur diyeceğimiz günlerinde habercisidir aslında. O değerli şairin dediği gibi ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine’ ise yaşamak, korkmak da bu yaşamın bir parçasıdır o zaman. Şimdi yaşamın tüm olağan akışında her yönüyle aksayan bu düzende sağlam çark bulunamayacağına göre Böyle gitmez, HAYIR!’ları çoğaltalım. Umut ve yaşam HAYIR! da…

[1]http://www.guvenlicalisma.org/index.php?option=com_content&view=article&id=17321:akpli-yillarda-en-az-17-bin-57-isci-yasamini-yitirdi&catid=149:is-cinayetleri-raporlari&Itemid=236

*Eğitim Sen Hopa Temsilciliği Yürütme Kurulu Üyesi

(Sendika.Org)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir