İstanbul’un Beşiktaş, Kadıköy, Avcılar, Sarıyer, Bakırköy gibi birçok ilçesinde her akşam sokağa çıkarak referandum sonuçlarını protesto eden yurttaşlar, çalınan iki buçuk milyon oyun peşinde olduklarını dile getirdi. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) “mühürsüz oyların geçerli sayılması” kararını da kınayan protestocular, eylemlerin amacını dihaber’e anlattı.

‘HAYIR KAZANDIĞI İÇİN BURADAYIZ’

Beşiktaş’taki eylemlere katılan 60 yaşındaki Nejat Zorlu, ortada bir “hırsızlık” olduğunu söyledi. Zorlu, “Çalınan oylarımızı geri almak ve hırsızlığa karşı olduğumuz için ‘Hayır’ kazandığı için buradayız. ‘Hayır’ oylarımızı savunmaya geldik. Daha doğrusu memleketimize almaya geldik. ‘Hayır’ oylarının önde olduğunu iddia ediyorum” dedi.

Eser Ergül (30), “Erdoğan’ın da hükümetin de başarılı olduğunu inanmıyorum. O yüzden arkadaşlarımla buraya direnmeye, mücadele etmeye geldik. ‘Hayır’ oylarının çalındığını düşünüyorum, YSK bu konuda tatmin edici bir açıklama yapmalıdır” diye konuştu. Ergül, sandıkta verilen oylara sahip çıkmak için eyleme katıldığını dile getirdi.

‘ONU BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ’

Referandum seçimlerinin “adaletsiz” olduğunu düşünen Ekin Erdem (23), “Referandum öncesi devletin bütün imkanları ‘Evet’ için kullanıldı, sömürüldü. Hayırcılar ise kendi imkanlarıyla canla başla çalıştılar ve kazandılar. ‘Hayır’ kazandı. Buna rağmen YSK hukuksuzluk yaptı. Bizi kaybetmiş gibi gösterdi. Kazandık ve direnmeye devam edeceğiz. Onu başkan yaptırmayacağız” diye belirtti.

‘HAYIR DEMEYE DEVAM EDİYORUZ’

Funda Kartal (20), YSK kararının usulsüzlüğüne dikkat çekerek şunları dile getirdi: “Ben ‘Hayır’ diyorum. Bu yüzden buradayım. Üç büyük ilde ‘Hayır’ın çıkmasına rağmen YSK’nin sonuçlarında ‘Evet’in ortaya çıkması yanlıştır. Her şey göz önünde. ‘Hayır’ diyoruz birliğiz. Umudumuz var o yüzden hala ‘Hayır’ demeye devam ediyoruz.”

İradesinin gasp edildiğini belirten protestocu İlhan Çelik (34) de, şunları ifade etti: “Sadece hırsızlık yapılmadı. Adaletsiz bir seçim kampanyası yürütüldü. Baskılar, yıldırmalar, gözaltına almalar tehditler, işten kovmalar olan süreç kesinlikle hırsızlık olduğuna emin olduğumuz bir süreç sonunda ‘Evet’le son buldu. Bir türlü mevcut sistem içinde dahi gerekçeli kararlarını veremeyen bir çete var.”

‘TALEPLERİMİZ YERİNE GETİRİLİNCEYE KADAR SOKAKTAYIZ’

Bakırköy’deki protesto yürüyüşünden ve ilk kez oy kullanan Caneren Hamzaçek, tek talebinin çiğnenen hakkının iade edilmesi olduğunu söyledi. Oyunun “çalındığına” üzülen Hamzaçek, YSK’nin ortaya çıkan görüntülere müdahale etmemesine kızgın.

Bakırköy Belediyesi’nden emekli Ayfer Öndeş, yurttaşlık hakkını aradığı için her akşam sokaklarda olduğunu ifade etti. “Mühürsüz oylarının geçerli sayılmasına karşı çıktığım için sokaktayım” diyen Öndeş, talepleri yerine getirilinceye kadar sokakta olacağını vurguladı.

‘SESİMİZİ DUYURANA KADAR SOKAKTAYIZ’

Referandum gününde sandık başkanlığı görevini üstlenen Şükriye Aydın da, sandık başında sahip çıktığı oylarının peşini bırakmadığını belirterek, şunları söyledi: “Referandum süreci boyunca sokaklardaydık. Katılım çok yüksekti. Hatta ‘Evet’ oyunu savunan sandık başkanları moralleri çok bozuktu ve biz bunu görebiliyorduk. Seçim bitti, şimdi sokaktayız hakkımızı istiyoruz. Belki olmayacak, ama biz mücadele edeceğiz, sesimizi duyurmak istiyoruz.”

‘ÇALINAN İKİ BUÇUK MİLYON OYUN PEŞİNDEYİZ’

“Çalınan 2 buçuk milyon oy”un peşinde olduğunu söyleyen Kıymet Şan, “Dayaklar yedik, 45 gündür biz yılmadık. Bu ülkeyi sattırmayacağız” diye konuştu. Her akşam yürüyüşlere katılmaya özen gösterdiğini anlatan ve tek cümle ile talebini söylemek istediğini ifade eden Fatma Keskin, “YSK’da yapılan haksızlıklara karşı olduğumuz için buradayız. Taleplerimiz kabul edilene kadar sokakta olacağız” diye belirtti.

‘BU DAHA BAŞLANGIÇ’

Mehmet Erbek ise, eylemde olma sebebinin diğer herkes gibi “itiraz” olduğunu vurgulayarak, baskı ve gözaltılara rağmen sokakları terk etmeyeceğini söyledi. Erbek, “Her gün yürüyüşlere katılıyorum bunları engelleyemezler, bu henüz daha başlangıç” dedi. (DİHABER)