‘Hayır’ı 1 Mayıs’a taşıma – Ziya ULUSOY

 

 

 

 

“Bizi kurtaracak olan kendi kollarımızdır.”

Halklarımızın Hayır hareketi, Erdoğan faşizmine karşı, önceki mücadelelerden beslenerek yükselen hareketin bir uğrağıydı. Elbette her geniş halk hareketi gibi heterojen bir hareketti.

Teslimiyetçi parlamentaristler (CHP), acil soykırımcı Ergenekoncular (Perinçek), halklarımızın Hayır hareketini sönümlendirmek için 2019 başkanlık seçimini ısrarla işaret ediyorlar. Sermaye oligarşisinin aynı şeyi düşündüğünü ve önereceğini kestirmek kahin olmayı gerektirmez. Fakat, ılımlı antifaşist pek çok kalem de bundan etkilenerek aynı hedefi göstermeye başladı.

Zor, zindan ve hile kullanarak parlamentoyu da kendi diktatörlüğünün kuklası haline getiren Erdoğan’a karşı, 2019’u hedef göstermek, yenilgiyi bugünden ve bilinçlice önermektir. Bu, 1932’de hükümet değişikliğiyle elde ettiği başbakanlığı zor kullanmakta değerlendirerek 1933 seçimini kazanmış Hitler’e karşı gerçekleşmeyeceği baştan bilinen sonraki seçimi kazanmayı önermek gibi bir şey.

Basit bir mantık ve yüzlerce deneyin derslerinin kolayca doğrulayacağı bu gerçeğe rağmen, Erdoğan faşizminin koltuk değnekçisi güçler yine de bu yolu önererek ne yapmak istiyorlar? Diktatöre oy yoluyla hayır demiş on milyonların, kendi tavırlarından alacakları cesaretle tarihsel bağımsız eyleme yönelmelerini engellemek istiyorlar.

Egemen sınıfların değişik temsilcileri olan bu kesimler, Erdoğan faşizmiyle pürüzleri olsa da veya gelecekte onların bir kısmını da yasak altına alacağını bilmelerine rağmen, Erdoğan faşizmine karşı halkların eylemini, kendi çıkarları açısından daha tehlikeli görüyorlar. Devrimci demokratik güçlerle hegemonya mücadelesini bu nedenle veriyorlar.

Kendi deyimleriyle “hayır demek taktik mücadele, oysa Erdoğan’la ittifak stratejik!” Nitekim, CHP, AKPM’de diktatörü koruma tavrı takındı. Ergenekoncular’ın şefi Perinçek, “milli ve yerli” Erdoğan faşizmini AKPM’den korumak için cihad ilan etti.

Hepsi Kürtler’e karşı savaş bombardımanında birleşti.

Oysa halklarımızın, işçi sınıfının, devrimci, demokratik ve komünist hareketin geleceği için tek yol kitlelerin Erdoğan faşizmine karşı eyleminden geçiyor. Eşsiz Enternasyonal marşının dizeleriyle söylersek, “bizleri kurtaracak olan kendi kollarımızdır.”

Erdoğan faşizmi Humeyni-Hitler karışımı bir faşizmi inşa ediyor. Buna çıkarları için teslim olanlar doğrudan, durumu anlamayanlar ise dolaylı olarak, bu inşaya hizmet ediyorlar.

Önümüz 1 Mayıs. Hayır hareketiyle, demokratik güçler hareketin genişliğini anlayıp cesaret kazandı.

1 Mayıs’ta, başta Taksim gelmek üzere, Türkiye ve Kürdistan çapında yaygınca alanlara akarak Erdoğan faşizmine karşı mücadeleyi yükseltirsek, halklarımızın Hayır hareketi üzerinde hegemonya mücadelesini de kazanır, kitleleri faşizme karşı ayağa kaldırabiliriz.

Erdoğan faşizmi, yalnızca kitlelerin eylemi ve mücadele yoluyla yıkılabilir. Hayır hareketini sönümlendirip Erdoğan faşizmini korumak isteyen güçler de, ancak kitlelerin hakları için ve faşizme karşı mücadeleye seferber edilmesi yoluyla, Hayır hareketi kitlesinden tecrit edilebilir.

Bu 1 Mayıs;

Kapitalizme karşı emeğin hakları için,

Faşizme karşı özgürlükler için,

Savaşa karşı enternasyonal kardeşlik için,

Erdoğan faşizmine karşı mücadele günü olsun!

Halklarımızın Hayır hareketinin, devrimci hegemonya yönünde akışının uğrağı, Erdoğan faşizminin yenilgisini hızlandıran mücadele olsun!

(Yeni Özgür Politika)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir