Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Alipaşa Mahallesinde 2008 yılında “kentsel dönüşüm” projesi kapsamında mahalledeki kimi evler iş makineleri ile yıkıldı. 9 yıldır süren proje nedeniyle mahallenin ara sokakları savaş alanını andırıyor. Mahallede evleri henüz yıkılmamış olan yurttaşlar, gelen her iş makinesinin sesi ile kendi evlerinin yıkılabileceği korkusu yaşarken, önceki gün mahalledeki camilerden yapılan anonslar ile mahallenin 1 Mayıs tarihine kadar boşaltılması istendi.

KÜLTÜR VE TARİH YOK OLACAK

Kentin tarihine beşiklik eden Sur ilçesinin en eski mahallelerinden biri olan Alipaşa, dar sokakları, birbirine bitişik tarihi evleri, rengarenk kapıları, mahallelilerin dayanışma ruhu ile kente ayrı bir hava katarken, alınan kentsel dönüşüm kararı ile yıllardır süregelen kültür ve tarihini kaybetmekle yüz yüze kaldı. Ayrıca kentte yükselen apartmanlara inat, sabahın erken saatlerinde uyanan kadınların dar sokaklarda yaptıkları temizliğin ardından kapı önlerinde kurdukları sohbet, mahallede ortak yapılan yemekler ile yaratılan dayanışma kültürü yerini “Evsiz kalma” korkusuna bıraktı.

MAHALLELİ KARARLI

Cami hoparlörlerinden yapılan anonsun ardından evlerinin önünden ayrılmayan ailelerin mahallelerini terk etmeme kararlılığı, mahalle gençlerinin duvarlara yaptığı “Sur bizimdir, ev namustur”, “Her şeye eyvallah. Kepçeye dur”, “Yıkıma hayır” şeklindeki yazılamalara yansıyor. Mahallede en az 40 yıldır yaşayan birçok yurttaş, yıllardır rahatlıkla yaşadıkları mahallenin sokaklarını terk edemeyeceklerini belirtirken, sokakta oynayan çocukların şen halini ise, “Biz bu durumu hangi apartmanda görebiliriz?” diye soruyor.

‘ÇIKMAYACAĞIZ, GELİP EVİ BAŞIMIZA YIKSINLAR’

Mahallede en az 20 yıldır yaşadığını belirten Fahriye Dal isimli yurttaş, “4 çocuğum var. Onlarla nereye gideceğiz. Eşim vefat etmiş. Çocuklarım küçüktür. Ben tek başıma çalışıyorum. Evim yıkılırsa ben ne yaparım. Başka bir yere gitsem ayda bin TL kira parası vermek zorunda kalacağım. Burada kiralar ucuzdur. Resmen bizi dışarı atıyorlar. Evimizden çıkmayacağız. Gelip evi başımıza yıksınlar” şeklinde konuştu.

‘YIKIM İLE TARİHİMİZ YOK EDİLİYOR’

Mahallede doğup büyüdüğünü belirten 40 yaşındaki Mahmut Güneş, “Burada herkesin birbirine kapısı açıktır. Dayanışma içerisindeyiz. Dedelerinden bir birilerini tanıyorlar. Akraba değiliz ama akraba gibiyiz. Bu saatten sonra burada yaşayanlar apartmanlarda yaşayamaz. Birkaç akrabamız vardı. TOKİ’ye gittiler. Orada yaşayamadılar. Tekrar geldiler” dedi. Güneş, “Diyarbakır’ın tarihi Sur’dur. Yıkım ile buradaki tarihi ve kültürü yok etmek istiyorlar. Sur Unesco Dünya Mirası’dır. Unesco tarihi evlerimizin yıkılmasına tepki göstermelidir. Evlerimizin her bir taşı bin yıllık tarihtir. Yıkım ile tarihimiz yok ediliyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

40 yıldır mahallede yaşayan ve evin geçimini mahalledeki okul önünde sattığı kuruyemişlerle sağlayan Aynur Güneş, “Ben bu mahalleden ayrıldıktan sonra geçimimi nasıl sağlayacağım?” diye sordu. Mahalledeki yaşantıyı hiçbir yerde bulamayacaklarını belirten Güneş, “Ben her sabah sokakta evimin önünde oturarak oynayan çocukları izliyorum. Bunu hangi apartmanda bulabilirim. Buradaki dayanışma hiçbir yerde yok. Mahallemden ayrılmayacağım” dedi.

‘MAHALLEMİZDE KALMAK İSTİYORUZ’

“Bu mahallede yıllarca komşularının dayanışması ile tüm sıkıntılarını giderebilirsin” diyen Miyaser Çınar isimli kadın ise, “Mahallede her gün komşularla oturup, sıkıntını paylaşabiliyorsun, yemekler çoğu zaman ortak yapılır, cenazeler tüm mahallece kaldırılır. Ama apartmanda ben komşumun dahi kim olduğunu bilemem ki. Biz mahallede kalmak istiyoruz” dedi.

‘APARTMANA GİDERSEM BİR AYDA ÖLÜRÜM’

Mahalleden hiçbir şekilde ayrılmak istemediklerini belirten Kafiye Sün isimli kadın, “Biz bu sokaklarda doğduk büyüdük. Komşularımız ile yaşıyoruz. Başımız ağrısa tüm mahalle yardıma koşar. Apartmana gitsem bir ayda ölürüm. Gelsinler evimi başıma yıksınlar o zaman mahallemde evimde ölürüm daha iyi” ifadelerini kullandı.

‘KOMŞUMUZDAN KOPMAK İSTEMİYORUZ’

Mahallede doğduğunu ve hep Alipaşa mahallesinde yaşadığını belirten 62 yaşındaki Mehmet Ak isimli yurttaş da, “Devlet bugüne kadar hep bizi öldürdü, öldürmeye de devam ediyor. Bu yetmezmiş gibi şimdi de bizleri doğup büyüdüğümüz topraklardan atıyor. Bu milletin ne suçu var? Erdoğan biz bu mahalleliden ne istiyor?” diye sordu. Ak, “Tek isteğimiz yıllardır akraba olarak yaşadığımız komşularımızdan kopmamaktır. Başımız ağrısa yanımızda oluyorlar. Bizi bu mahalleden çıkardıktan sonra yıllardır var olan dayanışma kültürümüzü yok edecekler” diye konuştu. (DİHABER)