Ankara’da devam eden 10 Ekim davasının 3’üncü duruşmasına, sanıklardan Hatice Akaltın’ın savunması ardından öğle arası verildi. Dava verilen aranın ardından müştekilerin beyanları ile devam ediyor.

Mahkemede konuşan müştekilerin beyanları şöyle:

Sultan Kıvrak: “Kimden şikayetçi olayım bilmiyorum. Aylardır ‘Biz ne yaptık’ diye düşünüyorum. Benim eşimin ne suçu vardı da bu kadar ağır bir şey geldi. Benim eşimden 40 tane bilye çıktı, eşim 40 bilyeyi hak edecek ne yaptı? Herkesten şikayetçiyim.”

10 EKİM’DE POLİSE RASTLAMADIK

Haber-Sen Şube Başkanı Nimet Fahri Karasu: “Şahidim! Mitinge geldiğimde etrafta hiç polis yoktu. Oysa ki her zaman polisler yolda bize iki kere kimlik kontrolü yapardı. Ancak 10 Ekim’de polise rastlamadık. Oysa yaptığımız bir basın açıklamasında bile onlarca sivil ve resmi polis varken, o meydanda tek bir polisin bile olmaması düşündürücü.”

DEVLET GÖZ YUMDU

Gülderen Ertaş: “Alanın güvenliğini sağlamayan kişilerden şikayetçiyim. Devlet 10 Ekim katliamına göz yumdu. Bir polis bile yaralanmadı, bu kanıtlıyor. Devletin göz yumduğu diğer ölümlerde, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi cinayetlerine göz yumulmuştur. Türkiye tarihinde siyasi cinayetlerin hiçbiri çözülmemiştir, üstleri kapatılmıştır.”

İsa Özgan: “Katliamda ihmal yok doğrudan kasıt var. Davutoğlu elimizde 30 kişilik liste var diyordu. Orayı kan gölüne çevireceğiz diyen Sedat Peker gibi biri var, onları burada görmüyorum. Onlar bu gücü, bu cesareti nereden alıyordu. Dönemin emniyet müdürlerinin getirilip ifadelerinin alınmasını istiyorum.”

ATILAN GAZDAN ÖLEN İNSANLARIN ÖLDÜĞÜNÜ GÖRDÜM

Barış Annesi Gülistan Özgan: “Bomba patladığı zaman herkes kaçtı. Bombalar gelmeye başladı. Ben barış annesiyim, Ankara’da çok gaz yedim, bu gaz onlar gibi değildi. Ben kimyasal attılar dedim. Polis o zamana kadar zaten yoktu. Polis ambulansların alana girip yaralıları almasına izin vermedi. Gazdan bazı insanların öldüğünü gördüm. Biri aradı beni ‘Hacettepe’ye gel kardeşin burada’ dediler. Gittim, kardeşimi göremedim, kardeşimi morgda gördüm. Onlar bana kardeş acısını gösterdi, inşallah onlar da bu acıyı görsün.”

POLİSLERDEN ŞİKAYETÇİYİM

Selçuk Kalaycıoğlu: “Güvenlik önlemi almayan ve bombanın patlaması ardından yaralanan yurttaşlara gaz bombası atan polislerden şikayetçiyim. Konu katiller ve tecavüzcüler olunca her türlü güvenlik önlemini alanlar, konu barış isteyenler olunca hiçbir önlem almadı. Davacıyım.”

BACAĞINDA HALA ÇİVİ VAR

Hale Acer: “Bacağımda halen iki çivi var. Bu kiralık katillerden, bunlara izin verenlerden, bu devlet yönetiminden ve bu devleti yönetenlerden şikayetçiyim. Hepsinden şikayetçiyim.”

SEYYAR SATICI: HİÇ BİR GÜVENLİK ÖNLEMİ YOKTU

Miting günü Gar önünde çay ocağı açan ve canlı bombalarla karşılaştığını aktaran Engin Kuyubaşı da, tanıklıklarını anlattı. Seyyar satıcı Kuyubaşı, şunları aktardı: “Güvenlik görevlilerinden şikayetçiyim. Alandaki çay ocağı benimdi. Sabah 05.30 sularında alana gittim, hiçbir güvenlik önlemi yoktu. Sırt çantalı iki kişi geldi çay içtiler daha sonra öğrendik ki onlar canlı bombaymış. 7 gün hastanede yattım. Sırtımda hala şarapnel parçası var. 105 gün çalışamaz raporu aldım. Etrafımda ölenler arkadaşımdı. Sabah 05.30’da oradaydım. Sırt çantalı 2 kişi çay içip gitti. Daha sonra onların canlı bomba olduğunu öğrendim. Patlayan bomba ile ağır yaralandım. Ağırlık kaldıramıyorum, çocuğumu bile kaldıramıyorum.”

Duruşma yarın saat 10:00 da devam edecek. (DİHABER)