Baydemir: Emekçilerin hayırı ile Kürtlerin hayırı buluşmalı

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, “Sömürü düzeninin devam etmemesi için, emekçilerin hayırı ile özgürlük talebindeki Kürtlerin hayırlarının buluşmasının zamanı gelmiştir” dedi.

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Grup toplantısına yakın zamanda tahliye edilen HDP milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Nihat Akdoğan ile tutsak HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın memleketi Adana’dan konuklar da katıldı.

Beştaş ve Akdoğan’ı selamlayan Baydemir, tutsak eş genel başkanlara da selam gönderdi: “And olsun demiştik, mücadele bayrağını yere düşürmeyeceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki, bugün mahcup değiliz. Aşk olsun bize bu direnme azmini veren Eşbaşkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a. Onlara ve cezaevindeki milletvekillerimize bir kez daha selam olsun.”

1 Mayıs kutlamalarını hatırlatan Baydemir, “Dün milyonlar meydanlarda emeğe sahip çıktı. Haram lokmaya hayır dediler, savaşa hayır dediler” diye konuştu.

“Büyük bir kaosun arifesindeyiz” diyen Baydemir, ülkenin büyük bir ekonomik darboğazın içinde olduğunu söyledi. Kimden gelirse gelsin zulme karşı durduklarını ifade eden Baydemir, AKP iktidarının 10 yıl önce yoksullukla, yasaklarla, yolsuzluklarla mücadele edeceklerini söylediğini hatırlattı. Baydemir, “3 Y dediler. Bugün gırtlaklarına kadar yolsuzluğa batmışlar. OHAL rejimiyle bu ülkenin görmediği yasakları dayatıyorlar. Yetmedi, yoksulluğu derinleştiriyorlar” dedi.

KÖLELİĞE HAYIR DİYORUZ

Türkiye’de her 5 kişiden birinin işsiz olduğunu, işsizlik nedeniyle insanların canına kıydığını söyleyen Baydemir, 13 yılda taşeron işçi sayısının yüzde 700 arttığına dikkat çekti. Baydemir, taşeronluğu “21. yüzyılın köleliği” olarak tanımladı ve ekledi: “İşte bu nedenle ‘hayır’ımız bitmedi. Köleliğe hayır diyoruz.” Baydemir, AKP’nin “taşerona kadro” sözünü tutmadığını da hatırlatırken, yalana da hayır dediklerini ifade etti.

Ülke borcunun 366 milyardan 2 katrilyona çıktığını hatırlatan Baydemir, “Yani sadece bugün yaşayanlar değil, henüz doğmamış çocuklar bile bu hükümet döneminde borçlandırıldı” diye konuştu. Baydemir, şöyle devam etti: “Son bir kale kalmış emekçinin elinde, kıdem tazminatı. Ona göz dikmişler. Emekçinin alınterini fona devretmek istiyorlar. Kıdem tazminatı da elinden alınırsa, işveren dilediği zaman emekçinin işine son verecek. Bunlar engerekler ve çıyanlardır, bunlar aşımıza ekmeğimize göz koyanlardır. Tanı bunları emekçi kardeşim.”

İşsizlik fonunun “şatafat kesimine” harcandığını belirten Baydemir, “Sömürü düzeninin devam etmemesi için, emekçilerin hayırı ile özgürlük talebindeki Kürtlerin hayırlarının buluşmasının zamanı gelmiştir” dedi.

AKP ŞER CEPHESİYLE DEVLETE FORMAT VERİYOR

“AKP’nin şer cephesiyle birlikte devlete format verdiğini” söyleyen Baydemir, şöyle devam etti: “Yeni bir formatla toplum mühendisliğini hayata geçirmeye çalışıyor. Ve bu format, sanki bir yenilikmiş gibi sunuluyor. Oysa bu, İttihatçılık’tır. Bugünün AKP’sini görmüş ki AKP’ye tam 200 yıl önce Hegel şöyle seslenmiş: Bunların tarihten öğrendiği tek şey, hiçbir şey öğrenmedikleridir.”

HDP Sözcüsü, tutsak vekillerle ilgili Anayasa Mahkemesi’nin tutumunu da eleştirirken, “Demirtaş ve Yüksekdağ, Baluken, Çağlar Demirel, Ayhan Bilgen ve diğer tüm milletvekillerimiz cezaevinde olduğu sürece, bu ülke hukukun H’sinden, adaletin A’sından söz etme hakkına sahip değildir” dedi.

Son yayınlanan KKH’lara da değinen Baydemir, 4 bin kamu emekçisinin ihraç edildiğini, 15 Temmuz’dan bu yana 135 bin insanın ekmeğine ele konulduğunu söyledi. Baydemir, “On binlerce kamu emekçisi neden ihraç edildiklerini bile bilmiyor. Peki hani suçların şahsiliği ilkesi? Milyonlarca mağduriyet yarattılar. Barış için imza atan 378 akademisyen üniversiteden uzaklaştırıldı. O akademisyenlerden bazılarının kitapları, halen o üniversitelerde ders kitabı olarak okutuluyor” dedi.

Biata, zulme hayır deme çağrısı yapan Baydemir, hiçbir zor rejiminin ilelebet olamayacağını kaydetti, “İşçi, emekçi böyle sömürülmesin, bu kara düzen böyle devam etmesin istiyorsak, herkesin buluşacağı bir zemini inşa edelim” dedi.

Baydemir, AKPM’nin kararını “savaş politikasının, OHAL rejiminin, KHK’ların, Kürt coğrafyasındaki yıkımın sonucu” olarak değerlendirirken, Erdoğan’ın “AKPM’nin kararını tanımıyoruz” sözlerine şöyle yanıt verdi: “Sayın Cumhurbaşkanı, bu karar AKPM’nin kararı değil, senin politikalarının ortaya çıkardığı reel bir durumdur. Bununla yüzleşmediğin sürece ülke kaybetmeye devam edecektir.”

ENVER PAŞA’NIN RUHU NÜKSETTİRİLİYOR

Şengal ve Rojava’ya yönelik saldırılara da değinen Baydemir, “Bu, Kürt düşmanlığı politikasına devam etmek demektir. Kürt düşmanlığı politikası şimdiye kadar hiçbir hükümete kazandırmamıştır. Vallahi sizlere de kazandırmayacaktır. Rojava’ya, Şengal’e saldırmak IŞİD barbarlığının elini güçlendirmektir. Çıkmış ana muhalefetten bir yetkili, ‘Operasyon gecikmiştir’ diyor. Geciken operasyon değil, bu operasyonlar 35 yıldır yapılıyor. Sonuç ne? Kan, gözyaşı, kaos. Geciken, yine sizin anlama kapasiteniz. Siz yine mevzuyu anlamadınız ve anladığınızda yine geç kalmış olacaksınız. Çünkü eşbaşkanlarımızın cezaevine gönderilmesine yine sizin geç anlamanız vesile oldu. ‘Anayasa’ya aykırı ama evet’ deyişiniz vesile oldu. Bu günahta sizin de payınız var.”

Rojava halkının Türkiye’nin güvenliğine bir tehdidi olmadığını söyleyen Baydemir, “Bu ülkeye tek bir tehdit var, o da Enver Paşa’nın ruhunun nüksettirilmesi. Bu politika denendi. Sonuç; kan gözyaşı” dedi. Rojava meclislerinde Ermeniler, Süryaniler, Araplar’ın da olduğunu hatırlatan Baydemir, ekledi: “Yani sizin düşmanlığınız sadece Kürtlere değil aynı zamanda çoğulculuğa.”

Baydemir, şöyle devam etti: “Bu ülkede artık iki cephe var; savaşı, çatışmayı dayatan cephe ve diğeri ise bunlara hayır diyecek cephe. Şer cephesinin annelerimize gözyaşı dışında sunabileceği bir şey yoktur. Oysa savaşa hayır cephesinin, bu ülkeye verebileceği büyük değerler vardır.”

Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP üyeliğini hatırlatan Baydemir, şunları söyledi: “Erdoğan partisine üye olmuş! İyi de kurban sen ne zaman partinden ayrılmıştın ki. Zaten partiyi sen yönetiyordun. Hukuk dışı bir yöntemle Yüksekdağ’ın üyeliği bu partiden düşürüldü. Gün gelecek Yüksekdağ tekrar bu partinin üyesi olacak.” (ETHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir