Türkiye’de rejim değişikliğine gidilen referandumunun ardından siyasi geleceğe ilişkin tartışmalar alevlenirken, siyasi partiler de durum değerlendirmesine gidiyor. Muhalefetin, “Başkanlık” olarak nitelendiği “Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi”, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mühürsüz oyları kabul etmesi ve açıkladığı resmi sonuçlarla kabul edildi. Muhalefet şaibe iddialarını sürdürse de, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ilk adımı atarak, AK Parti’ye üye oldu ve “Partili Cumhurbaşkanlığı” resmen başladı.

REFERANDUM MUHALEFETE SORUMLULUK YÜKLEDİ

Referandumda “Evet ve Hayır” oylarının birbirine yakın olması aynı zamanda muhalefete de önemli sorumluluklar yükledi. HDP referandumda ortaya çıkan durumu ilk günden itibaren yetkili kurullarında ele alarak tartışıyor.

REFERANDUM KAPSAMLI BİR ŞEKİLDE DEĞERLEDİRİLECEK

Eş Başkanları, milletvekilleri, il eşbaşkanları, PM üyeleri, il ve ilçe yöneticileri tutuklu bulunan HDP, 6-7 Mayıs tarihlerinde bu kez konuyu Meclis Grubu ve MYK’sıyla alacağı ortak toplantıda ele alacak. İstanbul’da iki gün sürecek olan toplantıda öncelikli olarak referandum süreci ele alınacak. Resmi ve gayri resmi sonuçlar ve buna ilişkin hazırlanan analizlerin bir kez daha ele alınacağı toplantıda referandumun HDP’ye yüklediği sorumluluk ve buna cevap olma konusunda atılacak adımlar tartışılacak.

BASKI İLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ

Referandum sonuçları ile birlikte Türkiye’nin siyasi olarak girdiği yeni evre ve bundan sonra yaşanabilecek olası gelişmeler de HDP toplantısının gündeminde yer alacak. OHAL süreci, çıkarılan KHK’ler, muhalefet üzerindeki baskılar, gözaltı ve tutuklamalar da toplantının ana konuları arasında. HDP bu tartışmalar üzerinden özellikle “baskı ile mücadele” yöntemlerine ilişkin de kimi görüş ve önerileri değerlendirerek yeni bazı kararlara varacak.

ŞENGAL VE ROJAVA SALDIRILARI

Toplantıda ayrıca, dış politikaya ilişkin gelişmeler de değerlendirilecek. Bu konuda özellikle Türkiye’nin AB süreci, AKPM’nin aldığı karar, son zamanlarda Rojava ve Şengal’e yönelik saldırılar ele alınacak temel konular arasında yer alacak. Bunun “içeride de bir saldırı konseptine” işaret ettiği tespiti üzerinden HDP bu konuda ne tür politikalar geliştirilmesi gerektiğini de ele alacak. Şengal ve Rojava’ya yönelik saldırıları, “Bütün Kürtlere ve bölgenin demokratik geleceğine yönelik” yapıldığı yönünde daha önce görüş bildiren HDP, “Demokratik ulus, ortak vatan” kavramlarının yeniden toplum gündemine girmesinin yol ve yöntemlerini araştıracak.

HDP ÖNCÜLÜK MİSYONUNU AÇIKLAMIŞTI

HDP bütün bu tartışmalar üzerinden, şimdiye kadar gözettiği, “Ülkenin geleceğine müdahil olan ve bu konuda daha etkin politika üreten” bir parti olma anlayışı bundan sonra daha etkin bir şekilde yürütmeyi amaçlıyor. Özellikle referandumda toplumun yarısının itiraz üzerinden yükselttiği duruşu sahiplenen HDP, bu duruşun sahipsiz olmadığını ve öncülük edebilecek bir parti konumunda olduklarını daha önce açıklamıştı.

HDP’nin “Kendi geleceğimizi değil ülkenin geleceğini tartışıyoruz” şiarıyla gerçekleştireceği toplantıya, tutuklu bulunan eş genel başkanları ve milletvekillerinden gelen öneriler de ortaklaştırılacak.

KONGRE AYIN 20’SİNDE

Aynı zamanda “yasal zorunluluktan dolayı” ayın 20’sinde kongreye gidecek olan HDP, bu konudaki hazırlıklarını da gözden geçirecek. Ancak kongre ile ilgili son hazırlıklar, 8 Mayıs’ta ilgili komisyonunun yapacağı toplantıda tamamlanacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Parti Genel Başkanı olmayı amaçladığı 21 Mayıs tarihinde yapacağı AK Parti kongresinden bir gün önce, eş genel başkanları Figen Yüksekdağ’ın üyeliğinin düşürülmesi nedeniyle zorunlu olarak kongreye gidecek olan HDP, zamanlama açısından da AK Parti’ye muhalefet eden temel parti olduğu mesajını bu yolla verecek. (DİHABER)