Gezi’nin gençleri Deniz’leri anlattı

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişinin üzerinden 45 yıl geçti. Devrimcilikle tanışmalarında Deniz Gezmişlerin etkisi olan gençler, Türkiye devrimci ve gençlik hareketinin önderlerinin kendileri için ne ifade ettiğini ETHA’ya anlattı.

Türkiye devrimci ve gençlik hareketinin önderlerinin katledilişinin yıl dönümünde, 68 kuşağını ve Deniz Gezmişleri bu günün gençleri ile konuştuk.

Marmara Üniversitesi Gazetecilik bölümü 1. sınıf öğrencisi Neslihan Duran‘la konuştuk.

Biz genç kuşağın devrim fikri ve devrimcilikle tanışmasında en önemli isimler Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’dır. Benim tanışmam ise lise yıllarımda okuduğum Erdal Öz’ün ‘Gülünün Solduğu Akşam’ kitabıyla oldu. Deniz Gezmiş’in kitapta geçen şu sözleri beni çok etkilemişti: “Biz edebiyatla geldik, edebiyatla bir sol oluşturduk ve bununla devam ettirmek istiyoruz.”

Bu sözlerle edebiyatla sözümüzü söylemenin, tartışmanın, okumanın biçimini en iyi şekilde ifade ettiğini düşünüyorum.

Biz Deniz Gezmişleri tanıyarak onların öğrettikleri ve ışık tuttuklarıyla görevlerimizi görüyoruz. Ancak arkamızdan gelen nesil için böyle olduğunu düşünmüyorum. Deniz Gezmiş’i bir isim olmanın ötesinde, bir gençlik önderi, THKO’nun bir gerillası olarak görmek gerektiğini düşünüyorum.

Üniversiteye hazırlanan Hatice Berfin Aksu‘nun “68 kuşağı bir devrimin başlangıcı” dediği konuşması şöyle: Yaşadığımız coğrafyada gençliğin direnç tohumlarının atıldığı dönem 68 kuşağıdır. Bu kuşak, bir devrimin başlangıcıdır. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan bu kuşağın 80’lere, 90’lara ve bu güne ışık tutan isimleridir. İlk gerilla yaşam tarzını benimseyen isimler olmaları bu günün genç kuşaklarındaki etkilerinin en önemli nedenlerindendir. Deniz Gezmiş eylemi yapan insan olarak görülebilirken, Hüseyin İnan bu coğrafyada yetişmiş en önemli teorisyenlerdendir. Bu gün bir çok gencin hayallerini süsleyen İstanbul Üniversitesi’nde var ettikleri kültür direnişin mayasıdır. Bugün kampüslerden sokaklarda sadece 6 Mayıs’larda onları anmıyoruz, tüm eylemlerimizle ve yaptıklarımızla onların ışığından ilerliyoruz.

Üsküdar Üniversitesi öğrencisi Yusuf Akdağ: Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan ‘68 kuşağının genç, dinamik, direngen önderleridir. Gençlik hareketiyle kalmayıp sosyalist hareketin teorik ve politik hareketinin gelişiminin önderleridir. Kampüslerden yaktıkları kıvılcım, sokaklardan dağlara değdikleri her noktada sosyalist ateşi yakmıştır. O günlerden bu günlere hareketlerin önünü açan üç insandırlar. Bu yüzdendir, bugün onları idam edenlerin, katledenlerin isimleri anılmazken onları anıyoruz. Hüseyin İnan’ı konuşurken yazılan ilk bildiri olan “Türkiye Devriminin Yolu” bildirisini atlamamak gerekir. Hem teorik hamlelerle hem de politik eylemlerle önümüzde duran bu örnekler ışığında sokaklarda ve kampüslerde Deniz’lerden devraldığımız gençliğin bayrağını dalgalandırıyoruz.

Marmara Üniversitesi öğrencisi Helin Yılmaz: ‘68 kuşağının gençlik hareketinin önderleri olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edilmeleriyle beraber halkların vicdanındaki yerini almıştır, Özellikle genç kuşağın bugün Deniz Gezmiş’lerin mücadelesini benimsemesinde devlet tarafından meşru gösterilmeye çalışılan, devlet eliyle gerçekleşen katledilişlerine duyulan öfke önemlidir. Ancak Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edilmeden önce yaptıklarıyla da bugün hala gençliğin önderleridir. O döneme kadar dar bir şekilde gelişen sol hareket, hem Dünya’yı etkisi altına alan hem de bu coğrafyada Deniz’lerin önderliğiyle gelişen ‘68 kuşağıyla genişlemiştir. Deniz Gezmiş’ler akademik mücadelenin önünü açmışlardır. Ancak ne kampüslere ne meydanlara sığmamışlardır. Teoriyi pratiğe dönüştürerek etkili ve geniş bir örgütlenme biçimi geliştirmişlerdir. Bu gün hala bu perspektifle bize ışık tutuyorlar.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde okuyan Aslı Pınar‘ın “Deniz’ler bize, önemli olanın yaşadığımız süre içinde fazlaca şey yapabilmek olduğunu anlattılar” dediği sözleri şöyle:
20’li yaşlarının başında olduklarını düşündüğümüzde, şimdi onlarla aynı yaşlarda olduğumuzu düşününce gördüğümüz;  bilinçli bir öfkenin yere göğe sığmaz cesareti aslında. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan üç gençlik önderi olmanın ötesinde ipi ilk göğüsleyenler olmanın ötesinde, yetiştikleri dönemin rahatça yaşayabilecek insanları olabilecekken kapitalizmin çürümüş düzenine  karşı hem kendi dönemlerinin hem de bizim dinmeyen sesimizdir. Düşünsenize, mezun olup iyi paralarla iş bulabilir, rahatça yaşayabilirlerdi. Ancak yaşadıkları dönemin, toplumun, halkların, coğrafyanın sorumluluğunun bilinciyle kampüslerden meydanlara bir devrim çığlığı başlattılar. Bu gün bizim sesimizle yankılanan işte tam da budur. Benim Deniz Gezmiş’le tanışmam ise bir çok genç gibi yeşil parkalı fotoğrafını gördükten sonra merak edip araştırmamladır. Bu sadece Deniz Gezmiş’le değil sol hareketle, devrimcilikle, devrim fikriyle tanışmamdır. Bence Deniz Gezmiş’ler işte bu yüzden bu gün hala gençliğin önderleridir. Onlara baktığımızda, mücadele etmeyi, devrimi, devrimciliği görüyoruz. (Ayşe Gökpınar – ETHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir