12 Eylül Askeri Darbesi’ne ilişkin görülen davanın sanıkları Kenan Evren ve Ali Tahsin Şahinkaya’nın ölmeleri gerekçesiyle düşürülmesine birçok sivil toplum örgütünden tepkiler geliyor. Darbecilerin yargılanması için 17 yıldır mücadele eden isimlerden biri olan Ankara 78’liler Derneği Başkanı Hüseyin Esentürk, “Darbenin ardından 4 yıl farklı cezaevlerinde kaldım, iki yıl Niğde’de sürgün hayatı yaşadım, sonra tekrar hayata bir tarafından tutunmaya çalıştım” diye yaşadıklarını anlattı.

‘KAYBIMIZ ÇOK AMA İNANCIMIZ DA ÇOK’

Darbe dönemi üniversite son sınıfta öğrenim gördüğü sırada tutuklanan Esentürk, tutuklanmasıyla birlikte tüm yaşamının alt üst olduğunu, cezaevinden çıktıktan sonra da sürekli takip edildiğini ve girdiği işlerden polis tacizleriyle kovulduğunu dile getirdi.

Ağır işkencelerden ve cezaevi şartlarından dolayı sağlık sorunlarının oluştuğunu aktaran Esentürk, hala da sağlık sorunlarının devam ettiğini, kendisi ve o dönemi yaşayan birçok arkadaşı için fiziksel, psikolojik, maddi, manevi birçok yönden kayıplar olduğunu da ekleyerek, “Kaybımız çok ama inancımız da çok” sözlerini kullandı.

‘DARBE HİÇ SONA ERMEDİ’

“12 Eylül’ün mağdurlarıyız” söylemini kabul etmeyen Esentürk, kendisini tarif ederken, “Biz 12 Eylül’ün muhatapları ve bir tarafıyız” ifadesini kullandı. Darbe düzeninin Türkiye’de hiç sona ermediğini, devletin kendi yaptığı darbeyi ve darbecilere sürekli koruma sağladığını belirten Esentürk, “Bu yüzden bu devlet böyle bir hesaplaşma yapamaz. Devletin darbecileri her zaman koruduğunu kolladığını gördük” diye konuştu.

‘DARBECİLERİ AKLADILAR’

2010 yılında gerçekleşen referandumunu hatırlatan Esentürk, “Darbeyle hesaplaşma için bir kapı açtıklarını duyurmuşlardı. Ancak yargılama göstermelik bir yargılama oldu” dedi. Göstermelik bir mahkeme olacağını bilmelerine rağmen mahkemeye delik taşıdıklarını dile getiren Esentürk, şunları ifade etti: “Orada bir hesaplaşma ortamı olur mu diye uğraştık. Nihayetinde tüm emek ve demokrasi güçlerinin de baskısıyla ilk davada karar çıkarttık. Darbe bir sistemdir. 5 generalden tutun danışma meclislerine, valilerden belediye başkanlarına, katillerden işkencecilere kadar darbe bir sistemdir. 5 generalin yargılanmasıyla darbeyle hesaplaşılmaz. Darbenin tüm unsurlarıyla hesaplaşma iklimi yaratmaya çalıştık. Ancak son aşamaya gelindiğinde devlet ve devletin yargı organları 12 Eylül darbe anayasasına göre darbeci insanların hakkında verilen ömür boyu hapis cezasının düşmesine karar verdiler, bir nevi darbecileri akladılar.”

’12 EYLÜL UYGULAMALARI ZAMAN AŞIMINA UĞRAMAZ’

Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin “davayı düşürme” kararına değinen Esentürk, şunları söyledi: “Verdikleri kararda gerekçelerinden biri ölüm. Ancak ölüm bu suçu ortadan kaldırmaz ki, yani onlar ölseler bile bu suçun mahkum edilmesi gerekirdi. Bir diğeri ise suçun zaman aşımına uğraması ama AİHS’ne göre insan hakları ihlalinde zaman aşımı işlemez. Kaldı ki 12 Eylül’de yaşanan insan hakları ihlali çok fazla. 12 Eylül deyince ilk akla gelen işkencedir. Dolayısıyla 12 Eylül uygulamaları zaman aşımına uğramaz.”

‘AKP DARBE ÜRÜNÜ BİR PARTİDİR’

Bu ülkede darbeyle yüzleşmenin sadece söylemden ibaret olduğunu belirten Esentürk, “Bu hükümet darbelerle yüzleşemez. Zaten AK Parti’nin kendisi bir darbe ürünü, kurulması ve iktidara gelmesi darbeye bağlı bir parti. Bu yüzden AK Parti darbelerle yüzleşemez. 12 Eylül sonrası oluşan iklim ve 28 Şubat ile birlikte AK Parti iktidara geldi. 12 Eylül’de fişlenen 1 milyon 650 bin kişiden bu gelenekten gelen insanların sayısı en fazla binde birdir. Bunlarda biraz mecburiyettendir. Başka türlü bunlara hiç dokunulmamıştır” diye konuştu.

‘DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ YEŞERMELİ’

Esentürk son olarak, “Darbe mekanizmasının ortadan kaldırılması için demokrasi kültürünün yerleşmesi lazım. Darbe sadece askeri de olmaz darbe sivil de olur. Hitler, Mussolini gibi isimler de seçimle gelmişler ve darbe sürecini işletmişlerdir” diye ekledi. (DİHABER)