Bitiş – Onur HAMZAOĞLU

 

 

 

Ülke genelinde 1 Mayıs 2017’yi Hayır’ın, Hayırcıların Bayramı yapabildik. Kırktan fazla ilde, hatta bazı ilçe ve kasabalarda kitlesel kutlamaları, bilindik 1 Mayıs kortejlerini yeniden yaşadık. Uzun zaman sonra, 2017 Newrozu’nda meydanları dolduran kararlı, coşkulu, geleceğinden, kendinden umutlu gençler, kadınlar başta olmak üzere halklar, emekçiler, ötekileştirilenler, yoksullar, işsizler bu defa 1 Mayıs’ta 16 Nisan’da hayır kullananların birlikteliğine güvenlerini de ekleyerek kortejlerde, meydanlardaydı. Kısmen bir süreklilik olarak tanımlayabileceğimiz bu durumu, gelecek için umutlu olabilmemizin bir verisi olarak kabul edebiliriz.

Referandum ile birlikte, Türkiye’de 21. yy. faşizminin hukuksal metni de yürürlüğe girdi, 94 yıllık siyasal sistem bitti. Bu metinle birlikte, TBMM’nin bildiğimiz işlevleri yok, TBMM’nin kuracağı ve denetleyebileceği hükümet yok, güçler ayrılığı yok, yargı dahil kamu yönetimindeki bütün üst kurulların belirlenmesinde meclisteki partilerin yeri yok…

Ancak, her türlü gayri meşruluğu ve hukuksuzluğunun yanı sıra, referandum sonuçları, iktidarın sonunun başlangıcı olarak da okunmalıdır. Bu saptamanın verisi olarak da ülkedeki siyasal ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra, 23 Nisan’da gerçekleştirilen HDK Genel Meclis toplantısında sunulan referandum sonuçlarını değerlendiren bir çalışmanın sonuçlarından yararlanıyoruz. Buna göre Erdoğan, Bahçeli ittifakı bir önceki sandık sonuçlarına göre, ülke genelinde 10 puanlık, başka bir ifadeyle, yüzde 16.3’lük bir kayıpla referandumdan çıkabildi. Evet çıkan 48 ilin 43’ünde (yüzde 89.6) bile 2.6 ile 23.7 puan arasında geriledi. Bu iller içinde büyükşehir belediyesi olan Bursa’da 13.1, Erzurum’da 7.9, Gaziantep’te 8.8, Kahramanmaraş’ta 10.8, Kayseri’de 16.2, Kocaeli’nde 11.1, Konya’da 13.1, Malatya’da 7.6, Ordu’da 10.8, Sakarya’da 11.8, Samsun’da 12.7 ve Trabzon’da da 13.5 puanlık gerileme ile karşılaştılar.

Referandumda Erdoğan, Bahçeli ittifakına 31 büyükşehirden 17’sinde (yüzde 54.8) oyların büyük çoğunluğu kahverengi çıktı, hayır kazandı. Bu ittifak, hayır’ın kazandığı büyükşehirlerden Adana’da 14.6, Ankara’da 14.1, Antalya’da 18.0, Aydın’da 13.9, Balıkesir’de 14.8, Denizli’de 15.7, Hatay’da 9.9, İstanbul’da 8.7, İzmir’de 11.2, Manisa’da 16.3, Mersin’de 16.5, Muğla’da 14.2 ve Tekirdağ’da da 8.5 puanlık gerileme yaşadı.

Türkiye’de hem nüfusun ve seçmen sayısının fazlalığı, hem demografik yapısı, hem sosyoekonomik özellikleri hem de ekonomik alt yapısı dikkate alındığında büyükşehirlerin referandum sonuçlarını değerlendirmemizde özel bir önemi olduğunu kabul etmemiz gerekir. Buralardaki seçmenin verdiği mesajlar eğilim değişiklilerini göstermede öncü kabul edilebilir. Eğer bu belirlemelerimiz gerçekçi ise referandum sürecindeki artılarımızı ve eksilerimizi doğru değerlendirmemiz; yanlışlarımızı düzeltmeli, doğrularımızı geliştirmeliyiz.

Uzun zamandır AKP dahil herhangi bir kurumsal yapının kalmadığını, hemen her şeyin tek bir kişinin arzuları doğrultusunda yönetilmek istendiğini de görerek AKP içi gerilimlerden muhalefet için temel bir kazanım beklentisinin yalnızca zaman kaybı olduğunu da görmemiz gerekiyor. Otuzlu yıllarda Almanya’da, İtalya’da olduğu gibi hem ulusal hem de uluslararası sermayenin derdine geçici olarak da olsa merhem olabilecek olanaklar tek adamın kontrolünde. Kendisinden hoşlanılmasa bile karşılıklı çıkarları bir süre daha bu ilişkinin sürmesini sağlayacak özellikler taşıyor. Öyle ki bugünlerde AB ülkelerinin ve Rusya’nın Türkiye’nin siyasal durumu yerine, ortak ticaret antlaşmalarının devamlılığıyla ilgilenmeleri de bunun bir başka örneği olarak kabul edilmelidir.

Bunları ve birilerinin referandumda kaybedenleri saklamak, yükselen toplumsal muhalefeti geriletmek çabasıyla, 2019 seçimlerine hazırlanmayı gündeme oturtmaya çalıştıklarını da görerek ne yapmalı, nasıl yapmalıyız?

(Özgürlükçü Demokrasi)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir