Erdoğan’a ‘hırsız’ dediği için yargılanan vatandaş rüşvet konuşmasının incelenmesini talep etti!

“Hırsız” kelimesine ilişkin de iddiasını ispat etmek için Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan ile Sıtkı Ayan arasında geçen rüşvet konuşmasına ilişkin ses kaydının CD’sini mahkemeye sunarak jandarma kriminal laboratuvarınca incelenmesini talep etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “hırsız” demek suretiyle hakaret ettiği iddia edilen ve Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan Ahmet Davran isimli vatandaş mahkemeden Erdoğan’ın diplomasının sahte olduğunu ve araştırılmasını talep etti.

Haberdar’da yer alan habere göre; Davran ayrıca hakaret olduğu öne sürülen “Hırsız” kelimesine ilişkin de iddiasını ispat etmek için Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan ile Sıtkı Ayan arasında geçen rüşvet konuşmasına ilişkin ses kaydının CD’sini mahkemeye sunarak jandarma kriminal laboratuvarınca incelenmesini talep etti. Ancak 2 yıldır devam eden yargılamada hakim atanmaması nedeniyle uzayan davada yeni atanan hakim de izne ayrılınca taleple ilgili ara karar alınmadı.

Ahmet Davran yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiğim iddiası ile Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ve halen derdest devam eden davada hakkımda TCK’nın 299.maddesine göre cezalandırılmam talep ve iddia olmuştur.

İş bu dava Ankara 39.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015 yılının Eylül ayında ikame ettirilmiş daha sonra Polatlı’ya nakledilmiş ve 2016 yılının Ocak ayında Polatlı 1.Asliye Ceza Mahkemesinde halen devam etmektedir.

Devam eden bu davada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret etmediğimi ve bunu destekleyecek bir delil olmadığını, fakat mahkeme halen hakaret ettiğim kanaatinde ise bu kanaatin oluşması için Erdoğan’ın diplomasının sahte olduğunu, bulunduğu makama sahte diploma ile geldiğini, anayasanın ispat hakkı başlıklı 39. Maddesinde ve TCK’nın 129.maddesine göre ispat etmeye hazır olduğumu ifade ettim. YSK’nın yayınladığı diplomanın sahte olduğunu belirterek savunma yaptım.

Mahkemede taleplerim dosyaya konulmakla birlikte, yargılamanın yapıldığı mahkemeye bir türlü asli hakim atanmayarak, Ankara Adalet Komisyonunca görevlendirilen geçici hakimler bu talebime ara kararlı bir işlem yapmamaktadır.

Düşünün ki 20.01.2016 Polatlı’da devam eden bu dava 14.04.2016’ya oradan 26.06.2016’ya oradan 04.05.2017’ye ve 19.09.2017’ye böyle tarihler verilerek süre uzatılıyor.

04.05.2017’de önce yine Tayyip Erdoğan’a madem “hırsız” dediğim iddiası varsa bunun içinde Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile birlikte Sıtkı Ayan’ın almış olduğu rüşvet işine ilişkin ses CD’sini de talep ederek dosyaya sundum.

Çünkü anayasanın ispat hakkı bulunduğu 39.maddesi ve TCK’nın 127.maddesi açık olup iddiayı ispat hakkımda ses CD’sini bilirkişi incelemesini yapması için Jandarma Kriminal’e gönderilmesini talep ettim.

Çünkü bu kez adalet komisyonunca bu kez mahkemeye asli hakim atanmış ve taleplerim hakkında karar alacağını beklerken, mahkeme hakimi duruşma günü olan 04.05.2017 tarihinden önce izne ayrılacağını, mahkemenin yazı işleri müdüründen öğrendim.

Neticede dava 19.09.2017’ye ertelendi. Düşünün 2015’de açılan davada iki talebim bir türlü işleme konulmuyor.

Madem bakanlıkça mahkemeye hakim atandı neden davayı 6/7. Aya ertelemiyor? Madem hakaret ettim diye iddianız var  bunu da Kanuni yolla ispat etmeye hazırım. Bu hak bana kanunen tanınmış bir haktır. Bu hakkı mahkemede kullanamazsam kutsal olan savunma hakkım engellenmiş olur. Savunma hakkı kutsaldır. Ayrıca ceza yargılamasında bilindiği üzere serbest delil ilkesi mevcuttur. Sanığın sunduğu delilleri mahkeme inceleme yoluna gider. Bilirkişilerden gelecek cevabi yazılara ve raporlara göre de mahkeme karara varır. Fakat mahkemeye hakim bulunmazken, bulunan da izne ayrılarak davayı uzatıyor.

Gerek dilekçemde gerek de resimlerden anlaşılacağı üzere Cumhurbaşkanının YSK’ya sunduğu diploma sahtedir. Sahte diploma ile o makama gelen kişi hakkında TCK’nın 299.maddesindeki hakaret suçu oluşmaz. Mahkemede sanık sıfatındayım Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiğim iddia ediliyor. Ben de gerek anayasanın 39. Gerekse TCK’nın hakaret ettiğim öne sürülen “hırsız” kelimesine karşılık iddiamı ispat etmeye hazırım. Dosyanın zaman aşımına uğraması da mümkün değil. Kaçış yok, savunmalarımın her zaman arkasındayım. Velev ki cübbesini ipotek altına aldırmamış bir hakim olsun.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir