Türkiye’nin batısında ve bölgede öldürülen binlerce yurttaşın faillerinin yargılanması için açılan davalar “cezasızlık” politikası ile sonuçlanıyor. Adalet arayışını sürdüren aileler ise, dayanışmayla katillerin cezalandırması için mücadelelerini sürdürüyor. Diyarbakır Newrozu’nda polis kurşunuyla öldürülen İnönü Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencisi Kemal Kurkut’un ailesiyle dayanışmak için Diyarbakır’a gelen Gezi Şehit ve Gazileri Platformu üyeleri, adalet mücadelesini, acılarını ortaklaştırmak için hep beraber omuz omuza vermeye geldiklerini söyledi. Çocukları polis tarafından öldürülen ve katillerin cezasızlık politikasıyla karşılaşmasına tepki gösteren Platform üyeleri, her koşulda adalet arayışlarını sürdüreceklerini ve çocuklarının katillerinin peşini bırakmayacaklarını söyledi.

‘CEZASIZLIKLA KATİLLER ÖDÜLLENDİRİLİYOR’

Gezi Direnişi’nden bu yana birçok insanın polis ve askerler tarafından öldürüldüğünü dile getiren Gezi Şehit ve Gazileri Platformu Sözcüsü Volkan Kesanbilici, hukukun cezasızlık politikasının da iç karartıcı bir hal aldığını söyledi. Kesanbilici, “Gezi dahil olmak üzere benim gibi yaralanan hiçbirinin davası açılmadı. Bununla birlikte açılanlarda da katillere ödül gibi cezalar verildi. Çok büyük bir cezasızlıkla devlet bu katilleri ödüllendirmektedir. Bu hak ihlallerini kamuoyuna taşıyanlar içeri alınırken, tutuklanırken, katillerin ise gözaltına alınıp hemen serbest bırakıldığını görüyoruz. Gezi’den Kemal Kurkut’a kadar geçen zamana dek hiçbir katil ceza almış değil. Burada devletin ciddi bir şekilde askerlerini, polislerini koruduğunu ve kolladığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

‘GÖRMEDİKLERİMİZİ TEKRAR VİCDAN SÜZGECİNDEN GEÇİRMELİYİZ’

“Devlet yıllardır cezasızlık politikasıyla adalet arayışımızı engellemek istiyor” diyen Kesanbilici, bölgede çocukları öldürülen ailelerle ortak mücadeleyi büyüteceklerini söyledi. Kesanbilici, “Biz bugün sadece Ali, Berkin ve Kemal Kurkut gibi katledilişleri kameralara yansımış olanları konuşabiliyoruz. Diğerlerinden de görüntüleri olmadığı için ‘Bombacı, terörist’ diye bahsediliyor. Yaşananların tamamını bir bir vicdan süzgecinden geçirmemiz gerekir” diye konuştu.

‘KATİLLERE CEZA VERİLMEZSE…’

Oğlu Berkin Elvan’ın polis tarafından öldürülmesi üzerinden 3 buçuk yıl geçtiğini ancak şu ana kadar adalet arayışlarından hiçbir sonuç alamadıklarını anlatan Anne Gülsüm Elvan, yıllarca adalet arayışları sonucunda bir dava açılmış ise de bu davanın diğer davalar gibi cezasızlıkla sonuçlanmasını istemediğini dile getirdi. Elvan, “Türkiye’deki cezasızlığı Ethem’in, Dilek Doğan’ın, Uğur Kurt’un, Kemal Kurkut’un davasında gördük. Bunları basit bir şekilde para cezasına çevirip ‘ceza veriyoruz’ diyorlar; ama biz buna ceza demiyoruz. Ben mahkemede savcılara defalarca söyledim siz bunlara iyi bir ceza vermediğiniz sürece çocuklarımız katledilmeye devam edecek” dedi.

‘BAŞSAĞLIĞINA DEĞİL DAYANIŞMAYA GELDİM’

“Küçücük çocukların vurulup ‘terörist’ ilan edilmesinin başlı başına bir hukuksuzluk” olarak değerlendiren Elvan şunları aktardı: “Benim oğlum daha 14 yaşında ve ekmek almaya giderken katledildi. Onu ‘terörist’ ilan ettiler. Aynı şeyi Kemal Kurkut için de yapmaya çalıştılar. Eğer o görüntüler olmasaydı Kemal de ‘bombacı’ olarak bilinecekti. Ben buraya aileye başsağlığı dilemeye gelmedim. Çünkü bu çocuklar herhangi bir şekilde ölmediler. Bu çocuklarımız devlet tarafından katledildiler. Acımız ve yaramız aynı. Bu yüzden dayanışmaya, destek olmaya geldim.”

‘KATLEDECEKSİN ‘KADER’ DİYECEKSİN’

Silopi’de zırhı aracın ezerek ölümüne sebebiyet veren polisler hakkında, Şırnak Valisi Ali İhsan Su’nun öldürülen iki çocuk için “kader” demesine sert tepki gösteren Elvan, “Valiye şunu söylemek istiyorum. O panzer veya akrep gelip sana çarpsın o da onun kaderi olsun. O bunu kabul ediyor mu? Katledeceksin ve buna kader diyeceksin. Kader bu değil. Ben böyle bir kaderi kabul etmiyorum” diyerek tepki gösterdi. (DİHABER)