İzmir’in Balçova ilçesinde 2003 yılında Selma Altan ve Nazime Düşünceli tarafından kurulan Türkiye’nin ilk “Ekolojik Komşu Bahçesi”, CHP’li Balçova Belediyesi tarafından boşaltılması istendi. İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne kiraya verildiği belirtilerek boşaltılması istenen bahçenin yıkılarak, hemen yanında bulunan üniversiteye ait fakülte alanına dahil edileceği aktarıldı. Üretilen meyve ve sebzelerin yoksul ailelere destek sunmasında rol oynayan “Ekolojik Komşu Bahçesi”, 40 kişinin desteği ile faaliyetlerini yürütürken, bahçede 13 yıldır ekolojik tarım yapılıyor.

Kolektif bir halk çalışması olarak nitelendirilen bahçe, aynı zamanda ilçe sakinleri tarafından da rehabilitasyon merkezi olarak kullanılıyor. Belediye tarafından 15 gün içinde boşaltılması istenen bahçenin yıkımına karşı gönüllüler, kent sakinleri ile beraber direniş geliştireceklerini ifade etti.

‘HİÇ KİMSE BAHÇEMİZİ YIKAMAZ’

“Ekolojik Komşu Bahçesi”nin kurucularından Sema Altan, “Türkiye’nin tek kolektif halk çalışması” diye tanımladığı bahçeye, Balçova ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin karışamayacağını ifade etti. Kanunsuz şekilde para kazanmak için bahçenin yıkılmak istendiğini belirten Altan, “Bahçenin bulunduğu alan davalı ve dava sonuçlanmayıncaya kadar kimse bahçeyi yıkamaz. Burayı yıkmak isteyen insanlar ceplerini para ile doldurmak isteyen insanlar” dedi.

“Ekolojik Komşu Bahçesi”nin yöneticisi Ercüment Düşünceli de, belediyeden bir an önce boşaltmaları yönünde talimat geldiğini aktardı. Gerekçe olarak ise bahçenin İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne kiralandığının gösterildiğini ifade eden Düşünceli, daha fazla bilgi verilmediğini söyledi. Bahçenin boşatılmaması durumunda kepçelerle yıkılacağının iletildiğini ifade eden Düşünceli, “Bahçemizi terk etmeyeceğiz. Ve zorla girilmesine mani olacağız” diye konuştu.

‘YIKILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’

Bahçenin gönüllülerinden Yıldız Günday ise, bahçelerinin yıkılmasının korkunç bir katliam olduğunu dile getirerek, “Burası açık hava sağlık merkezi, örnek ve öğretici bir okul. Ekolojik organik ürün nasıl yetişir öğrendik öğretiyoruz” diye konuştu. Bahçenin yıkılmasına izin vermeyeceklerini kaydeden gönüllülerden Fatma Arıç da, kanser hastası olduğunu ve her gün terapiden sonra bahçeye gelip dinlendiğini aktardı. Bahçenin hastalar için terapi yeri olduğunu belirten Arıç, şunları aktardı: “Kimse bizi hiçe sayarak yok sayarak yıkamaz. Gerekirse kendimi dozerin önüne atacağım. Yıkılmasına izin vermeyeceğiz. Ağaçlarımız çocuk gibi. Biz burada direnişe geçeceğiz.” (DİHABER)