Kemal Gün (70), Dersim Çet Deresi’ne yapılan hava saldırısında yaşamını yitiren DHKC’li oğlu Murat Gün’ün cenazesini alabilmek için 81 gündür Seyit Rıza Parkı’nda açlık grevi eyleminde. Aynı bombardımanda yaşamını yitiren 11 DHKC’liden 9’unun cenazesi halen ailelerine verilmedi. 4 cenaze Malatya’daki kimsesizler mezarlığına defnedilirken, 5 cenazenin akıbeti hakkında ise herhangi bir bilgi verilmiyor.

SAĞLIK DURUMU KRİTİK EŞİKTE

Gönüllü sağlıkçılar tarafından her gün kontrolü yapılan Gün’ün kilo kaybı ve kas erimesi devam ediyor. Eyleme 74 kilo ile başlayan Gün 81 günde 13 kilo verdi. Ağrılarının her geçen gün arttığını söyleyen Gün’ün sol gözünde görme kaybı başladı. Gün, kısa mesafeyi duraklayarak yürüyebiliyor ve geceleri uyuyamıyor.

‘SON İSTEĞİM OĞLUMUN MEZARI OLMASI’

Oğlunun mezarı başında yasını tutmak istediğini dile getiren baba Gün, “Onlardan bir şey istemiyorum. Kendi elimle teslim ettiğim çocuğumun kemiklerini istiyorum. Eğer onlarda şeref, vicdan var ise, anne babaysalar, insanlıktan nasibini almışlar ise bizi artık oyalamasınlar. Sonuçta ölsem bile eylemimden geri adım atmayacağım. Bu dünyadan son istediğim oğlumun bir mezarının olması” dedi.

‘ÇOCUĞUMU YAKAN ONLAR MAZERET SUNAMAZLAR’

Adli Tıp Kurumu’nun bombalamadan kaynaklı kemiklerde DNA eşleşmesi yapılamadığı yönünde rapor yazması, bunun üzerine de savcının kemikleri teslim etmeyeceği yönünde karar almasına tepki gösteren Gün, “Oğlumu ve diğer gençleri kimyasal bombalarla o hale getiren onlar. Bunu bir mazeret olarak sunamazlar. Orada yakılarak öldürülenlerin kimlikleri belli” dedi.

Cenazelerin teslim edilmesine dair yetkililere yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını ve taleplerine hiçbir karşılık verilmediğini aktaran Gün, Dersim’deki demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcilerinden oluşan heyetin Valilikle görüşme talebinde bulunduğunu, ancak bir sonuç alınamadığını söyledi.

‘VALİ VE SAVCI TOPU BİRBİRLERİNE ATIYOR’

Açlık grevindeki Gün’e destek için yanında bulunan Özlem Balkı ise, kurumların topu birbirlerine atarak süreci uzattığını belirterek, STK’lerden oluşan heyetin vali ile yaptığı görüşmede, valinin heyeti başsavcıya yönlendirdiğini aktardı. Başsavcının yanına giden heyete tekrar valiliğin işaret edildiğini söyleyen Balkı, “Bunu yapmanın bir anlamı yok. Sürecin bilerek uzatılmasına Kemal babanın bedeni dayanabilir mi? Gücünü göstermeye çalışmak inada bindirmek son derece anlamsız. Kemal babanın talebi siyasi bir talep değil, vicdani, insani bir taleptir. Savaşın bir onuru, hukuku vardır. Yapılanların hiçbir yerde yeri yoktur. Dini hassasiyetlerinin olduğunu sürekli dile getiren iktidara sormak lazım, yapılan bunca şey dinde var mı?” diye konuştu.

‘Babamın acısını dindiremiyorum, canım yanıyor’

‘KEMAL BABA BÜYÜK YALANI ORTAYA ÇIKARDI’

Bölgede yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren kişileri sahiplenen olmadığı gerekçesiyle kimsesizler mezarlığına defnedildiğine yönelik iktidar medyasında çıkan haberlere değinen Balkı, şunları söyledi: “Kemal baba büyük bir yalanı ortaya çıkardı. Sahipleri yok diye kimsesizler mezarlığına defnedilen herkesin sahibi var. Aileleri, sevenleri var. Ve cenazelerini almak istiyorlar. Aileler evlatlarına olan saygılarından dolayı mücadelelerine devam etmelidir.”

Bir yandan Erzincan’da hasta olan annesi ile ilgilenen ve babasının yanına gelerek destek sunan kızı Beyhan Gün ise, babasına bir şey olması halinde cenazeyi alana kadar kendisinin açlık grevine başlayacağını ifade etti.

18 BİN 614 TL KABAHAT CEZASI

Nisan ayında Kemal Gün’e meydanda oturduğu her gün için Kabahatler Kanunu’na dayanarak 227 lira idari para cezası kesilmeye başlandı. Gün’e şu ana kadar eyleminden dolayı 18 bin 614 TL para cezası kesildi. Gün, kabahatinin olmadığını asıl kabahati cezayı kesenlerin işlediğini söyledi. (DİHABER)