Batman’da 14 yaşındaki G.’nin cinsel istismara maruz bırakılarak fuhuşa zorlanmasını değerlendiren İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı ve N.Ç.’nin avukatı Eren Keskin, 2002’de Mardin’de N.Ç’nin, henüz 13 yaşındayken aralarında kaymakamlık yazı işleri müdürü, bir yüzbaşı, muhtar ve korucuların da bulunduğu 28 kişinin cinsel istismarına maruz bırakılması olayı ile bire bir aynı olduğunu söyledi.‘EN BÜYÜK SUÇ YARGININ’

Batman’da meydana gelen cinsel istismar olayının bölgede çatışma süreçlerinde çok yoğun kullanılan bir yöntem olduğunu söyleyen Keskin, “Aslında bütün savaşlarda benzer yöntemler kullanılır. Karşı tarafın kadınlarını ve kız çocuklarını fuhuşa yöneltmek bir politikadır. O nedenle Batman olayını da böyle değerlendirmek gerekiyor” dedi. Daha önce buna benzer olayları gördüklerini kaydeden Keskin, kamuoyunun çok bildiği Mardinli N.Ç. davasını hatırlattı.

Batman’da yaşanan olayın erkek egemen hukuk anlayışının en son aşaması olduğunu belirten Keskin, “Aslında küçük bir çocuktan ve birçok çocuktan söz ediyoruz. Küçük çocuklar koca koca adamlar tarafından cinsel istismara uğruyor, onların bedeni ve ruhları bu kişiler tarafından yaralanıyor. O bölgenin tanınan, bilinen, meslek sahibi insanlarından oluşan küçücük çocuklardan para kazanan bir çete var. Burada çoklu bir olay var. Suçlusu çok olan bir olay var. Ama burada en büyük suç bence bu kadar çocuğu cinsel istismara sürükleyen, bu kişileri tutuklu yargılamayan yargı sistemidir. Çünkü bu yeni suçlara meydan açıyor. Bu insanlar aslında insanlığa karşı bir suç işlemişler. Küçücük bir çocuk ile para karşılığı birlikte olmak ne demek. En büyük istismar suçudur. Ama bu insanlar sanki yaptıkları çok doğalmış gibi tutuksuz olarak yargılanıyorlar. Çünkü onlar erkek, erkek oldukları için buna hakları var ve bu erkek yargı da onları aklıyor. Batman’da yaşadığımız olayın bence özü budur” dedi.

‘VİCDANIN KARŞILIĞI AHLAKTIR’

Keskin, “O dönemde de N.Ç. bu şekilde henüz çocuktu. Bu şekilde başka çocuklarla birlikte fuhuşa sürüklediler. Bu konuda suç işleyen kişiler o dönemde de yine bilinen belli başlı kişiler de örneğin asker, polis, politikacı, icra müdürü, toplumun tüm kesimlerinden insanlar ve 2 de kadın vardı. Bu iki kadın bu çocukları bu erkeklere pazarlamakla suçlanıyorlardı. Bu erkeklerin hepsi tutuksuz yargılandılar, sonunda 3 buçuk 4 yıl gibi küçük cezalar aldılar. Ancak 2 kadın 9’ar yıl ceza aldı. Gerekçesi de iffetsiz bir hayat sürmek olarak gösterildi. Yani yine bir erkeksi, erkekçi bir ahlak anlayışı öne konuldu. Erkeklerin yaptıkları sadece bir fiil olarak kabul edildi; ama kadınların ahlaka aykırı yaşamalarına ek bir suç olarak görüldü” diye konuştu.

Ahlak kelimesinin ne olduğunu ve tartışılması gereken bir kavram olduğunu belirten Keskin, “Bizim coğrafyamızda son derece önemli bir kavram. Ahlak kadının bakireliği ile tanımlanan bir şey. Oysaki bu son derece erkek egemen ve toplumsal cinsiyetçi bir bakış açısı. Ahlak varsa, ahlak sadece vicdan olabilir. Vicdansız kişi ahlaksız kişidir bana göre. Vicdanın karşılığıdır ahlaktır. Bunun dışındaki ahlak kurallarını zaten kişiler kendilerine göre belirlerler. Bu nedenle bu devletin erkek egemen ahlak anlayışı birçok kız çocuğu ve kadının mağduriyetine sebep oluyor” diye ifade etti.

‘YAŞAMLARI BOYUNCA TRAVMAYA MAHKUM EDİLİYORLAR’

Keskin, “N.Ç. olayında nasıl küçücük bir kız çocuğunun rızası varmış gibi kabul edilerek mahkeme karar verdiyse, burada da tutuksuz yargılamanın gerekçesi o mahkemenin kafasındaki rıza var anlayışıdır. Küçücük çocuğun rızası olduğunu kabul ediyorlar. Oysaki bu çocuklar bütün yaşamları boyunca onları etkileyecek bir travmaya mahkum ediliyorlar. Belki o kişi cezaevinde 2 yıl yatıyor çıkıyor; ama bu çocukların hepsi ömürleri boyunca travmanın içinde kalıyorlar” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

Batman’da 14 yaşındaki G.’nin savcılığa ifade vermesiyle birlikte başlatılan soruşturma kapsamında, kendisini fuhuşa zorlayan Yıldız Ç., cinsel istismara maruz bırakanlardan esnaf Şakir A. ile muhtar Abdulkadir T. ve ismi öğrenilemeyen bir kişi daha tutuklanmıştı. Savcı dosyaya gizlilik kararı getirmişti. (DİHABER)