Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi sonrası, ilan edilen OHAL ve çıkarılan KHK’ler sonucu birçok meslek grubunda on binlerce insan işlerinden açığa alınarak ihraç edildi. Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’ da açığa alınmalara karşı Ankara’daki Yüksel Caddesi’nde bedenlerini açlığa yatırdı. Taleplerine cevap verilmeyen emekçilerin evleri basıldıktan iki gün sonra tutuklandılar. Peki tutuklama ile sonuçlanan 196 günlük direniş ve 76 günlük açlık grevi boyunca neler yaşandı?

34 DEFA GÖZALTINA ALINDILAR

Nuriye Gülmen ile Semih Özakça, direnişe başladıkları günden itibaren 17, toplamda ise 34 kez gözaltına alındı. Eylemcilere 24 kez ‘kabahatler kanununu ihlal etmekten” para cezası kesildi. Bazı gözaltılar sırasında yapılan müdahalelerde kemikleri kırıldı, bacakları ödem topladı, vücutlarında şişlikler oluştu. Tüm zorluklara rağmen eylem terk edilmeyerek büyüdü.

EYLEM GİDEREK BÜYÜDÜ

Nuriye Gülmen Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde eylemini sürdürürken, eyleme destekler de arttı. İlk olarak, 17 Kasım tarihinde, Acun Karadağ ve Nuriye Gülmen’in eylemlerini sürdürdüğü sırada, açığa alınan öğretmenler Semih Özakça ve Esra Özakça da ‘Biz kazanacağız!’ sloganı ile oturma eylemine başlayacaklarını duyurdu. Daha sonra ‘Hayata Dönüş’ operasyonunda kolunu kaybeden ve yıllar sonra da KHK ile ihraç edilen Veli Saçılık da eylemci olarak Yüksel Cadde’sinde yerini aldı.

DESTEK İÇİN GELENLER DE GÖZALTINA ALINDI

Açlık grevinin sürdüğü Yüksel Caddesi’nde Gülmen ile Özakça’ya destek veren kitleye defalarca polis müdahale etti. Müdahaleler sonucu her defasında çok sayıda kişi gözaltına alındı.

TALEPLERİ KABUL EDİLMEDİĞİ İÇİN AÇLIK GREVİNE BAŞLADILAR

Nuriye Gülmen daha sonra direnişlerine cevap verilmemesi ve taleplerinin kabul edilmemesi halinde açlık grevine başlayabileceklerini katıldığı bir söyleşide açıkladı. 9 Mart’ta TBMM’ de milletvekilleri ile birlikte basın açıklaması yapan Gülmen ile Özakça, bu açıklamalarından dolayı da gözaltına alındı. Gülmen ile Özakça açlık grevi kararını gözaltında bulundukları sırada aldı.

HÜKÜMET ORALI OLMADI

Açlık grevi eylemlerini Yüksel Caddesi’nde devam ettiren Gülmen ile Özakça’ya her yerden destek gelirken, siyasi iktidar konuya sessiz kaldı. CHP ve HDP’li vekiller sürekli olarak açlık grevi alanında bulundu. TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi AK Parti milletvekili Said Yüce ise eylemin “dinen caiz olmadığına” hükmeden bir açıklama yaptı. Bu hükümetten gelen tek resmi açıklama oldu. Başbakan Binali Yıldırım’ın ise kendisine konu intikal ettirildiğinde, “Haberim yok cezaevindeler mi” dediği ileri sürüldü. Bu sözlerden bir gün sonra eylem alanına müdahale edildi ve çiçeklerle birlikte eylemciler de 30’uncu kez gözaltına alındı. Gözaltına alınan çiçekler iade edildikten sonra başa taç yapıldı.

VELİ’NİN KOPAN KOLUNU ARADILAR

Eylemciler defalarca yerlerde sürüklenerek ve darp edilerek gözaltına alındı. Sadece eylemciler değil, kendilerine destek veren aileleri de aynı muameleye maruz kaldı. 1999 yılındaki hayata dönüş operasyonları sırasında kolu, KHK ile işi elinden alınan Veli Saçılık gözaltına alındığı her seferde, kelepçelenmek üzere devletin kopardığı kolu arandı!

DİRENİŞİ KIRILAMAYANLAR TUTUKLANDI

Defalarca gözaltına alınıp darp edilen Gülmen ile Özakça, dün gece saatlerinde bulundukları evin kapıları kırılarak gözaltına alındı. İki isim savcılık ifadelerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. (DİHABER)