Tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek olmak için Yüksel Caddesi’ndeki eylemlere katılan Bilge Yılmaz (19), İnsan Hakları Anıtı önünde polisin saçlarından tutarak çiçekler arasında sürüklenirken görüntülendi.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Yılmaz, polisin 2 kadın eylemciye şiddet uygulaması sonucu olaya müdahil olduğunu ve aynı şiddete maruz kaldığını söyledi. Gülmen ve Özakça için “Mücadelelerini onurlu buluyorum” diyen Yılmaz, ilk günden beri eylemleri takip ettiğini aktardı.

Yılmaz, uygulamalarına dair şunları söyledi: “Yüksel ile Selanik caddesinin kesiştiği noktaya kadar beni ve arkadaşımı itmeye başladılar. Polis, bize ‘burası halka ait’ diyerek ittirmeye başladı. Sanki biz başka bir şeymişiz gibi. Sonra darp ettiler, cinsiyetçi küfürler ettiler. Biz tepki gösterdik. Sonra gözaltına almaya başladılar. Sanıyorum bir polis amiri beni saçımdan tutup, çok sert bir şekilde çekti. Sonra montumdan çekmeye başladı. Belli bir süre sürükledikten sonra ters kelepçe yaptılar.”

‘ŞİDDET DEVAM ETTİ’

Yılmaz, karakolda yaşananları da şöyle söyledi: “Ben araçtan inmek istemedim. Çünkü keyfi ve hukuksuz olarak oraya getirildik. O sırada bir sivil polis işkence yaptı bize. Sürükleyerek karakola götürdüler. Yanımda bulunan kadın arkadaşımı ise araç içinde yumrukladılar. Vücudumun çeşitli yerlerinde darp izleri var. Sonra karakolun dördüncü katına çıktık. Asansör kullanmak yerine bizi merdivenle çıkarttılar, iki kolumdan ve iki bacağımdan farklı kişiler tuturak. Dördüncü katta götürdükleri odada tekrar darp edildim. Buna itiraz ettiğimiz zaman da ‘bizim de güç ve işkence kullanma hakkımız var’ dediler. O odalarda hiç kamera yoktu. Başka bir yere geldiğimiz de ise polis kameralarını çıkardı ve ‘yapmayın sakin olun’ dediler. Olayı manipüle edip kahramanlarmış gibi davranmaya başladılar. Diğer kadın arkadaşın kollarını tutup duvara bastırıyorlardı. Ben buna müdahale etmek istediğim zaman çevik polis beni saçımdan tutup yere fırlattı.”

Yılmaz, avukatlara karakolda yaşadığı şiddeti anlattığını ancak polislerin sicil numaralarını alamadığını, polis amirinin “gerekli işlemleri sonra yaparsınız” diye olayın üstünü örtmeye çalıştığını ifade etti. Yılmaz, gördüğü bu şiddetin üzerine bir de kabahatler kanunun üzerinden para cezası aldığı söyledi.

Yılmaz, Yüksel Caddesi’ndeki eylemleri sahipleme çağrısı yaptı.

‘BEN BİR ANNEYİM KENARDA NASIL OTURAYIM’

Yüksel eylemlerinin sembol isimlerinden Veli Saçılık’ın annesi Kezban Saçılık da, polisin şiddetine maruz kaldığı görüntüler yansımış ve “BuKadinBenimAnnem” etiketiyle sosyal medyada gündem olmuştu.

Görüntülerdeki polisin yüzüne tekme attığını belirten Kezban Saçılık, “Otururken polis bunlara çok şiddetli bir şekilde saldırdı. Veli’nin üstünü soydular. Üstünde atlet kalmıştı. Atleti de yırtmışlardı. Bana da diyorlar ki ‘sen kenara çekil, kenara otur’ diyorlar. Kedinin bile yavrusuna dokununca kedi ellini yüzünü tırmalıyor. Ben bir anneyim, kenar da nasıl oturabilirim” diye konuştu.

‘ÇIPLAKTI BENİM ÇOCUĞUM’

Anne Saçılık, yaşadıklarını şöyle ifade etti: “Arabanın içine gazı sıktılar. Çıplaktı benim çocuğum. Kapısını kapattılar arabanın. Nazi kampı gibi. Arabanın içine gaz sıkılır mı? Bu Nazileri kınıyor. Eyy Tayyip ben de yerler de sürükleniyorum! Eyyy desin ‘benim de vatandaşımı yerler de sürüklüyor’ desin. Eyy! diyerek konuşuyor. Ben kimim peki, ben kimim. Ben 75 yaşında bir anayım. Ekmeğimiz aldılar. ‘eve gidin oturun’ diyorlar. Ev de aç mı oturalım. İşini elinden aldı, aşını elinden aldı. Evimiz kira, 6 yaşından çocuğumuz var. Kendi karnı tok, bin odalı yer de oturuyor. Kolum çıktı, sürüklediler. Tekmeyle başıma vurdular. Biz ekmek istiyoruz.. Biz FETÖ’cü değiliz. Bu kadar FETÖ’cü devletin içine girerken, askeriyeye girerken, Sakarya’da 4 kişiyi nasıl gördü bu devlet. Bunca okullar, marketler, bunca iş yerleri açılmış bunları görmemişte bu 4 kişiyi nasıl gördü. Bizi aptal sayıyorlar. Biz aptal filan değiliz. Bizim aklımız her şeye yetiyor. Biz aklımızla karanlığa ışık tutan insanlarız.” (DİHABER)