Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte yola koyulan tarım işçileri, her yıl olduğu gibi bu yıl da yönünü Çukurova’nın bereketli topraklarına çeviriyor. Kürt illerinden gelen yüzlerce tarım işçisi, Adana’nın tarlalarında emek sömürüsüne maruz bırakılıyor. Tarlalarda emekleri en çok sömürülenler ise kadınlar oluyor.

Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Kürkçüler mahallesinde çalışan kadınlar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Çocuk bakımı yetmiyormuş gibi kaldıkları çadırların bakımlarıyla da ilgilenen tarım işçisi kadınlar, sabah 06.00’dan akşam 20.00’ye kadar tarlalarda çalışıyor. Soğan tarlasında çalışan kadınlar, doldurdukları çuval başına 5 TL kazanıyor.

‘ÇOK ZAHMETLİ BİR İŞ’

Kadınlardan Hediye Dinç, çalışma şartlarını şu şekilde anlattı: “Sabah erkenden gelip önce soğanları topraktan söküyoruz. Sonra kalan köklerini makasla kesip soğanları büyüklüklerine göre çuvallara koyuyoruz. Ve daha sonra çuvalın ağzını iple bağlıyoruz. Bu kadar işi bir günde yapıyoruz. Çok zahmetli ve yorucu bir iştir” dedi.

‘KİM KENDİ TARLASINDA ÇALIŞMAK İSTEMEZ Kİ’

Çadırlarda yaşadıklarını dile getiren Dinç, tarlada işleri bittikten sonra evde de çalıştıklarını belirterek, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tarlada çalışmanın onlar için daha da zor olduğunu kaydetti. Çalışmak zorunda oldukları için memleketlerini bırakıp geldiklerini dile getiren Dinç, “Kim kendi tarlasında kendi memleketinde çalışmak istemez ki… Ama olanaklarımız olmadığı için bu çileyi çekmek zorundayız” diye konuştu.

‘HEM TARLA HEM ÇADIR’

22 yıldır tarım işçiliği yapan ve Diyarbakır’dan gelen Sakine Kırar, “Memlekette iş olmayınca buraya geliyoruz. Burada çadırlarda kalıyoruz. Tarlada zaten çalışmak zordur. Hele kadın için daha zordur. Çünkü tarlada çalışmak yetmezmiş gibi gidip çadırlarda iş yapıyoruz. Kadının çilesi bitmiyor” şeklinde konuştu. Zahmetli çalışmaya rağmen bazen paralarını zamanında almamaktan kaynaklı zorluklar yaşadıklarını söyleyen Kırar, 6 çocuğu olduğunu ve hepsinin küçük olmasından kaynaklı Adana’ya beraberinde getirdiğini ifade etti.

‘MECBUR OLDUĞUMUZ İÇİN ÇALIŞIYORUZ’

Urfa’dan gelen ve 13 yıldır tarlada çalışan Nazife Sevik de, çocuklarının işi olmadığı ve memlekette iş bulamadıkları için Adana’ya çalışmaya geldiklerini kaydetti. Sevik, “Evimizi bıraktık ve gelip burada çadırda kalıyoruz. Hele Adana’nın sıcağında çadırda kalmak tam bir çile. Geçenlerde yağmur yağdı ve çadırların her tarafı çamur olduğu için dışarı çıkamadık. Ama mecbur olduğumuz için tüm bunlara katlanmak zorundayız” dedi. Yazın tarlada kazandıklarıyla kışın memlekette geçimlerini sağladıklarını ifade eden Sevik, kadınların tarlada daha fazla zorlandığını belirtti.

‘TANKERLERDEN İÇTİĞİMİZ SUDAN HASTALANIYORUZ’

Urfa’dan gelen Rabia Doğan, 15 saat çalışmalarına rağmen sadece 35-40 TL alabildiklerini söyleyerek, umutlarla Adana’ya geldikleri; ancak umduklarını bulamadıklarını belirtti. Devletin kendilerini bu hale getirdiğini kaydeden Doğan, memleketlerinde iş olanakları yaratılmadığını söyledi. Kendini bildi bileli tarlada çalıştığını aktaran Doğan, tarlaya getirilen tankerlerden su içtiklerinden kaynaklı hastalandıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Tarlada çalışma koşulları yaşanılacak koşullar değildir. Mecburiyetten bu işi yapıyoruz. Evimizi buradan kazandığımız para ile geçindiriyoruz.” (DİHABER)