MLKP/KGÖ: Ayaklanmalarda Denizleşecek devrimlerde Destanlaşacağız

MLKP/KGÖ Rakka’da ölümsüzleşen Ayşe Deniz Karacagil (Destan Temmuz) için yaptığı açıklamada, “O, Haziran Ayaklanması’nın onur, özgürlük ve adalet simgesi olarak kuşandığı ‘kırmızı fularını’, Rojava siperlerinde partimiz MLKP’nin kızıl bayrağına işleyerek düşmanın üzerine yürümüş ve şehitler kervanımızın son halkası olarak ölümsüzleşmiştir” dedi.

Marksist Leninist Komünist Parti Komünist Gençlik Örgütü (MLKP/KGÖ), Rakka’da ölümsüzleşen Ayşe Deniz Karacagil (Destan Temmuz) için açıklama yaptı.

“O, Haziran Ayaklanması’nın onur, özgürlük ve adalet simgesi olarak kuşandığı ‘kırmızı fularını’, Rojava siperlerinde partimiz MLKP’nin kızıl bayrağına işleyerek düşmanın üzerine yürümüş ve şehitler kervanımızın son halkası olarak ölümsüzleşmiştir. Destan yoldaşımızın barikatlardan dağlara, direnişlerden devrime uzanan adımlarını takip etmek, KGÖ’müzün tereddütsüz gerçekleştireceği sözü ve eylemi olacaktır” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Destan yoldaşımız, oldukça genç yaşta tanıştığı devrimci mücadelenin faklı alan ve cephelerinde sorumluluklar üstlenen genç bir komsomolcu olarak kavgaya atılmıştır. ‘Her sürecin ve devrimin ihtiyaçlarına göre konumlanmayı’ görev olarak kabul eden yoldaşımız, Samsun’da mücadele yürüttüğü dönemlerde, demokratik lise mücadelesinin önderi ve sürükleyicisi olarak yıldızlaşmıştır.

KIRMIZI FULARIYLA MİLYONLARIN SİMGESİNE DÖNÜŞTÜ

Yoldaşımızın demokratik lise mücadelesinin saflarında başlamış olduğu devrimci yürüyüşü, kısa zamanda ayaklanmaların ve devrimlerin yolunu araladı. O, yolun yürüyüş öğrettiğini bilerek sınırsızca kavganın en önüne koşanların arasında yerini almasını bildi. Ve bir serüvenci coşkunluğuyla Haziran Ayaklanmasının barikatlarında kavgaya tutuştu. Antalya’nın direnişçi caddelerinde ve büyük bir sabırsızlıkla geldiği Gezi Parkı’nda dövüşürken, komsomolumuzun ve sosyalizmin simgesi kırmızı fularını onur nişanesi kabul ederek bir an olsun yanından ayırmadı ve kırmızı fularıyla ayaklanan milyonların simgesine dönüştü.

Gezi Ayaklanmasının sonrasında ise İstanbul’da mücadelesine devam eden Destan Yoldaş, zor dönemlerin devrimcisi olmak gerektiğini bir kez daha eylemiyle gösterdi. Ayaklanmanın ardından düşmanın yoğun tutuklama saldırıları altında yürüyen partimizin ve komsomolumuzun mevzilerini boş bırakmamak için daha fazla öne çıkan yoldaşımız, İstanbul Gülsuyu’nda çetelere karşı yürütülen direnişte bir an olsun geri durmadı ve çetelerin saldırısı sonucunda, Suruç Şehidimiz Cebrail Günebakan ve Rojava şehidimiz Sinan Sağır ile birlikte yaralandı.

Gezi barikatlarından Rojava siperlerine: Ayşe Deniz Karacagil

Düşmanın, Gezi Ayaklanmasının intikamını almak için giriştiği saldırıların sonucunda ise Antalya’da tutsak düşen yoldaşımız, mahkemelerde ayaklanmanın ve direnmenin onuruna sahip çıktı ve devleti yargılayarak, Haziran direnişçilerinin moral değerini daha da yükseltti. Onun ‘Gezi direnişini, insanlık onuru için gerçekleştirdik. Yeri geldi öldük, yeri geldi kör olduk, tutsak olduk’ sözleri ayaklanmanın asla teslim olmayacağının en açık ifadesi olarak hafızalara kazındı.

‘KADIN DEVRİMİNİN ZAFERİNİ İŞARET ETTİ’

Genç bir kadın komünist olarak özgür dağlara yürüyen Destan yoldaş, kadın özgürlük mücadelesinin de öncü bir genç kadrosu olarak silahının namlusunu erkek egemen sisteme doğrultmuş, kadın devriminin zaferi için gidilecek yolu tüm genç kadınlara işaret etmiştir.

‘Şehitlerin izinden gidebilmek adına’, diyerek Rakka önlerinde şehit düşen yoldaşımız, Temmuz soyismini alarak Suruç Şehitlerinin düşlerine ve ideallerini yanından ayırmadığını bir kez daha göstermiştir.”

‘BİRLEŞİK DEVRİMİN KÖPRÜLERİ OLACAKLAR’

Gezi’nin çocuklarının devrimin kahraman savaşçılarına dönüştüren köprünün Türkiye ve Kürdistan’ın birleşik devriminin de köprüsü olacağı belirtilen açıklamanın devamında şöyle denildi:

“Artık büyük bir onur ve gururla söyleyebiliriz ki KGÖ’müz Haziran Ayaklanmasından Rojava devrimine, Gezi Parkı’ndan özgür dağlara uzanan bir köprünün adıdır. Bu köprü Rojava’da ölümsüzleşen Sinan ve Emre yoldaşlarımızın ‘Gezinin Çocukları’ olan Suruç şehitlerimizin, özgür dağların baş eğmez savaşçıları olan Arjin ve Roza yoldaşlarımızın can ve kan bedelleri ile inşa edilen yıkılmaz bir köprüdür. Gezinin çocuklarını devrimin kahraman savaşçılarına dönüştüren bu köprü aynı zamanda Türkiye Kürdistan birleşik devrimimizin de köprüsü olacaktır.

VİDEO – Kırmızı fularlı kız: Devrim topraklarında olmak büyük bir şans

İşte bu şehitler köprüsünden şimdi Gezi’nin kırmızı fularlı direnişçi kadını, Haziran barikatlarının coşkun serüvencisi Destan Temmuz yoldaşımız geçerek ölümsüzleşmiştir.

Başta Destan Yoldaşımız olmak üzere şehit düşen Gezinin bütün çocuklarına ve yoldaşlarımıza bir kez daha söz veriyoruz. Bedeli ne olursa bizler olsun Gezi’yi Rojava’yla, ayaklanmaları devrimlerle buluşturmaya devam edeceğiz. KGÖ’müz, şehitlerimizin kurmuş olduğu birleşik devrim köprüsüden yürüyerek, şehitlerimize verdiği sözü yerine getirecektir!” (ETHA)

Rakka hamlesinde Türkiye’li iki enternasyonal savaşçı şehit düştü




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir