Gazetecilere dönük baskı, tehdit, işkence, gözaltı ve tutuklamalar her geçen gün artıyor. Son olarak Diyarbakır’da 30 Mayıs günü evlerine yapılan baskında gözaltına alınan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Güzüpek ve Kürtçe Servisi editörü Mehmet Ali Ertaş da yürütülen politikalar sonucunda gözaltına alındı. Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte gazetecilere gözaltı operasyonları rutin bir hal alırken, halen 160 gazeteci cezaevinde tutuklu bulunuyor. Türkiye halen en fazla gazetecinin tutuklu bulunduğu ülke konumunda. Basına yönelik baskıların son halkası ile Güzüpek ve Ertaş’ın evlerine yapılan baskınla gözaltına alınmasına tepki gösteren gazeteciler, saldırılar karşısında asla geri adım atmayacaklarını ve gazetecilik mesleklerini ne şartla olursa olsun sürdüreceklerinin mesajını verdi.

BOLTAN: ARKADAŞLARIMIZI SERBEST BIRAKIN

Güzüpek ile Ertaş’ın gözaltına alınmasının planlı olduğunun altını çizen Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, gözaltına alındıkları gece saat 23.00’te GBT kontrolleri yapıldığını sonrasında ise saat 03.30’da polisler evi basarak iki gazeteciyi gözaltına alındığını söyledi. Güzüpek ve Ertaş’ın gözaltına alınma gerekçesi olan “asılsız ihbar”ın kurgu olduğuna işaret eden Boltan, “Evde de bir gazetecilik araç ve gereçlerinden başka bir şey yok. 4 gündür arkadaşlarımız hala gözaltında. Bu hukuksuz bir uygulamadır. Bir an önce tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz. Bu uygulamaları kabul etmiyoruz. Gazetecilik bu hukuksuzlukla ayaklar altına alınıyor. Bu yanlışlardan bir an önce geri dönülmelidir” diye konuştu.

ASLAN: KÜRT BASINI BÜYÜK İŞLER BAŞARIYOR

Son iki yıldır basın üzerinde çok yoğun baskıların olduğunu ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bu baskıların daha da arttığına dikkat çeken 1 Haber Var Platformu Editörü İbrahim Aslan, hükümetin Kürt basınına yöneldiğini söyledi. Ertaş ve Güzüpek’in asılsız ihbarla gözaltına alınması hukuksuzluğun ne düzeyde olduğunu gösterdiğini ifade eden Aslan, “AKP basını öyle bir şey yapmak istiyor ki; havuz medyasının dışında herkesi ortadan kaldırmak istiyor. Bu baskılar da bu çerçevede ele alınabilir. Gazeteciler bu politikalar etrafında saldırıya uğruyor, gözaltına alınıp, tutuklanıyor. Ama bu kadar saldırının olduğu yerde, özellikle Kürt basını büyük işler başarıyor. Her şeye rağmen toplumun sesi olmaya devam ediyor” diye konuştu.

ATLAN: YA NAZLI ÇELİK GİBİ YA DA…

Türkiye’de 170’in üzerinde gazetecinin tutuklu olduğunu, her gün bir gazetecinin gözaltına alınması, tutuklanması durumu ile karşı karşıya kalındığını dile getiren gazeteci Zuhal Atlan, her gün gazetecilere dönük bir baskıyla uyandıklarını söyledi. Atlan, “Türkiye’de gazetecilik suç sayılıyor. Gazeteciler ‘terörist’ olarak görülüyor ve gösteriliyor. Özellikle hükümetin politikalarını eleştiren Kürt gazeteciler hedef oluyor. İktidar, iktidarını sarsacak, eleştirecek, zor duruma sokacak gazeteci istemiyor. Ya hükümetin politikaları çerçevesinde gazetecilik yapacaksın, ya Nazlı Çelik gibi gazetecilik yapacaksın ya da cezaevini boylayacaksın deniliyor. Kürt basınına yönelik 40 yıldır baskı var. Kürt basını özgür olmadan Türkiye’de gazetecilik yapılmaz. Bizi öldürseniz, katletseniz, cezaevine atsanız da kendimizi var edeceğiz. Gazetecilikten vazgeçmeyeceğiz” diyerek, Güzüpek ve Ertaş’ın derhal serbest bırakılmasını istedi.

BULUT: GERÇEKLERDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ

Bölgede gazeteciliğin çok zor bir aşamaya gelindiğine dikkat çeken Rojeva Medya Gazetesi Editörü Zeynel Bulut ise, bölgede yaşanan çatışmalı ortamda gazeteciliğin önemine dikkat çekerek, “Devlet tarafından Kürt halkı üzerinde yürütülen hukuksuz politikaları gazetecilerin teşhir etmesi devlet tarafından tehdit olarak algılanıp, gazetecileri susturmaya, gözaltına alma, tutuklamayla engellemeye çalışıyor. Gazetecilere geri adım atılmak isteniyor. Ancak bunun karşısında cesur ve güçlü gazeteciler bu oyunu bozuyor. 1990’lı yıllarda nasıl Kürt basını direndiyse, bundan sonra da direnecek. Gerçeklerden asla taviz vermeyecek. Sonuna kadar yaşananları aktaracağız” şeklinde konuştu.

YALÇIN: ARKADAŞLARIMIZIN KALEMİNİ YERDE BIRAKMAYACAĞIZ

Bölgede gazetecilik faaliyeti yürütenlerin devletin susturma politikaları ile karşı karşıya kaldığını dile getiren Gazete Şûjin Muhabiri Nurcan Yalçın da, “Bölgede çalışan gazeteciler çok kararlı ve dik duruş sergilemeye devam ediyor. Hiçbir gazeteci devletin politikalarından geri adım atmıyor. Özgür basın geleneği sürdürülecek. Bu süreçte basın üzerinde kirli politikalar yürütülüyor. Gazeteci arkadaşlarımızın kalemini yerde bırakmayacağız. Bir gazeteci kalsak da yazmayı, gerçekleri aktarmayı sürdüreceğiz” dedi. (DİHABER)