Diyarbakır’ın Sur ilçesinin Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde “kentsel dönüşüm” adı altında yapılan yıkım, her geçen gün devam ederken halkın yıkım karşısındaki direnişi de sürüyor. Sur’da yaşanan yıkımın orada yaşanan çatışmalarla ilgili olmadığını belirten Avukat Can Atalay, “kamu güvenliği” gerekçesiyle yapılan yıkımın güvenlik ile bir alakasının olmadığını vurguladı. Yapılan yıkımın 6306 sayılı Afet ve Riskli alanların dönüştürülmesi kapsamında yapıldığını aktaran Atalay, “Bu da mümkün değildir. Sur bir kentsel sit alanıdır. Kentsel sit alanlarıyla ilgili özel bir kanun var. Ancak bu kanun çerçevesinde uygulama yapabilirler” dedi.

‘SULUKULE’NİN DAHA AĞIRI SUR’DA YAŞANIYOR’

Sur’da insanların zorla yerinden edilme durumunun yaşandığının altını çizen Atalay, bunun Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu söyledi. Yapılan yıkımların kabul edilemez olduğunu dile getiren Atalay, “İstanbul Tarlabaşı’nda, Sulukule’de bir başka bağlamda Emek Sineması’nda yapılanların daha ağırı, daha yıkıcısı oluyor Sur’da. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası kültürel mirasların korunması sözleşmeleri gereğince bu mümkün değil. Bu işlemlere yönelik davalar açıldı. Fakat ne yazık ki bu işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyecek nitelikte bir Danıştay’ımızın da artık olduğundan ciddi kuşkuluyum” dedi. Kentsel sit alanlarının korunması gerektiğini ifade eden Atalay, sadece fiziki unsurların değil, oradaki insan unsurunun da korunması gerektiğine vurgu yaptı.

‘KAFALARINDAKİ SUR’U İNŞA EDİYORLAR’

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “Sur’u yeniden inşa ediyoruz” ifadesine de değinen Atalay, “Bu yaptıklarıyla Sur’u yeniden inşa etmiyorlar. Başka bir kent ortaya koyuyorlar. Kendi kafalarındaki Sur’u inşa ediyorlar” şeklinde konuştu.

‘UNESCO’NUN SESSİZLİĞİ UTANÇ VERİCİ’

Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Sur’un yıkımına ilişkin UNESCO’nun da sessiz kalmasını eleştiren Atalay, “Sur’daki yıkımın devam ettiği dönemlerde Dünya Mirası Komitesi Türkiye’de toplantı yaptı. Anladığım kadarıyla çok iyi ağırlandılar ve tek bir şey söylemediler. Utanç verici” dedi.

‘KABUL EDİLEMEZ’

Atalay, Sur’da yaşayan insanların 1990’ları misliyle yaşadıklarını belirterek, köylerinden göç ettirilerek Sur’da yaşama tutunmaya çalışan insanların kar elde etmek için oradan sürülmesinin kabul edilemez olduğunu savundu. Atalay son olarak “Sur’da yaşayan halkımıza da kendi ayaklarının üstünde durup evlerine, mahallelerine ve kentlerine sahip çıkmak dışında bir şansları yoktur” ifadelerini kullandı. (DİHABER)