DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek’e partisinin siyasi faaliyetleri kapsamında katıldığı basın açıklamaları, yürüyüş ve basına verdiği demeçler nedeniyle “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla verilen 8 yıl 9 ay hapis cezası, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nce onandı. Yüksek’in avukatları Mesut Beştaş ve Mehdi Özdemir, yerel mahkeme olan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Yüksek’e verdiği hapis cezasının temyizi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Avukatların itirazını jet hızıyla inceleyerek, karara bağlayan İstinaf Mahkemesi, 16 Mayıs’ta gelen itirazı 23 Mayıs’ta karara bağlayarak, yerel mahkemenin Yüksek’e verdiği hapis cezasını onadı.

Yerel mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir yasaya aykırılık olmadığı ileri sürülen kararda, delillerde ve yapılan işlemlerde herhangi bir eksikliğinin olmadığını, yerel mahkemenin ispat bakımından yaptığı değerlendirmelerin yerinde olduğu, Yüksek’in katıldığı eylemlerin doğru olarak nitelendirildiğini, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ileri sürüldü. Mahkemenin verdiği kararda isabetsizlik görülmediği belirtilen kararda, avukatların istinaf başvurularının esastan reddedilmesine karar verildi.

İstinaf Mahkemesi, Yüksek hakkında yerel mahkemenin verdiği yakalama kararının kaldırılması için avukatların yaptığı itirazı da reddetti. Yüksek’in avukatları karara karşı Yargıtay’a itiraz edecek.

DAVA HAKKINDA

Davanın soruşturması kapsamında 13 Mayıs 2016’da tutuklanarak hakkında 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan Yüksek, 7 Ekim 2016’da görülen davanın ilk duruşmasında tahliye edilmişti. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 28 Mart’ta görülen davanın karar duruşmasında Yüksek’e “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, Yüksek hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı. Gerekçeli kararını açıklayan mahkeme, Yüksek’in “siyasi faaliyet görüntüsü altında örgüt adına iş ve eylemlerde bulunmuştur” iddiasında bulunmuştu. Yüksek’in belediyelerin ve parti teşkilatının, bölge halkının sorunlarıyla daha aktif olarak ilgilenmesi ve sorunlarının çözüme ulaşması gerektiği şeklinde açıklamalarla “direniş” ve “Özerklik” çağrılarında bulunduğu ileri sürülen gerekçeli kararda, Yüksek’in belirttiği, “Demokratik Özerklik” talebinin, demokratik hakların geliştirilmesine yönelik politik taleplerden ibaret olmadığı, talebin sahibinin bölgede yaşayan yurttaşların ya da bölgede siyaset yapan partiler değil, talebin sahibinin bizzat PKK ve KCK olduğunu savunmuştu. (DİHABER)

HDP eski Eş Genel Başkanı Yüksekdağ’ın Mersin’deki duruşması ertelendi