Geçtiğimiz hafta 10. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştiren Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) yaptığı ilk Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısıyla görev dağılımını yaptı. Genel Başkanlık görevine getirilen Feray Aytekin Aydoğan, eğitim politikaları ve bunlara karşı nasıl bir mücadele hattı çizeceklerine dair değerlendirmelerde bulundu. Aydoğan, “Benim için çok onure edici bir görev. Eğitim Sen geçmişten bu yana bu topraklarda hem mesleki hem de demokrasi ve barış mücadelesi anlamında çok önemli bir sendika ve bu göreve benim gelmiş olmam mutluluk verici ancak bir o kadar da zor bir görev. Geçmişimizden aldığımız tecrübe ve güçle bu işi başarabilecek tek sendikayız” ifadelerini kullandı.

‘OKULLARA AYRILAN TEŞVİKLER CEMAATLERE DAĞITILIYOR’

Hükümetin eğitim politikalarına dair konuşan Aydoğan, “Yıllarca parasız eğitim mücadelesi verdik. Ancak çıkan tüm yasa ve yönetmeliklerde özel okullara ayrılan teşviklerin bizim okullarımıza ayrılması gerekiyorken bu paralar cemaat tarzı kurum ve kuruluşlara verildi. Tüm çocuklarımıza ‘paran varsa paran kadar eğitim görebilirsin’ dendi” sözlerine yer verdi.

‘PROTOKELLER CEMAAT VE DİYANET ÜZERİNDEN YAPILIYOR’

2016-2017 eğitim öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulanan Aydoğan, “Bu yıl AKP’nin eğitim politikalarının en ağır koşullarını yaşadık. Özelleştirmeye tamamen terk edilen eğitimi sosyal devletten vaz geçen uygulamaları ile birlikte çocuklarımız yaz okullarına mecbur bırakıldı. İHH kumbaraları ile Cuma günleri toplu Cuma namazları ile nerdeyse Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) bile ortadan kalktığı bütün protokollerin diyanet ve cemaatler üzerinden yapıldığı ciddi bir baskı var” şeklinde ifade etti.

‘MİLLİYETÇİ VE CİNSİYETÇİ BİR ÇİZGİ DAYATILIYOR’

Bilimsel eğitimden uzaklaşıldığının altını çizen Aydoğan, “Cinsiyetçi ve milliyetçi bir çizgi dayatılıyor, bu dayatmaya karşı direnenler de yine Eğitim Sen’li eğitimciler oldu. 2016-2017 eğitim yılı tüm bu uygulamaların en yoğun şekilde yaşandığı dönem oldu” dedi.

‘EĞİTİM SEN HEDEF ALINDI’

Aydoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL ve beraberinde çıkarılan KHK’ler ile Eğitim Sen’li emekçilerin hedef alındığını söyledi. Aydoğan, “Yıllarca cemaatlere karşı mücadele yürütmemize rağmen, cemaatlerin karşısında olduğumuzu açıkça ifade etmemize rağmen, arkadaşlarımız gece yarısı çıkarılan KHK’ler ile ihraç edildiler, açığa alındılar, gözaltılar tutuklamalar ile karşı karşıya kaldılar” diye konuştu.

‘MÜCADELEMİZ MEŞRULUĞUMUZDAN GELİYOR’

En temel mücadele hattı olarak fili ve meşru mücadele hattından vazgeçmeyeceklerini belirten Aydoğan, emekçilerin mücadelesini yasalar üzerinden tanımlamadıklarını ifade etti. Aydoğan, “Kendi meşruluğumuz üzerinden yürüttük. Bundan sonra sokaklarda ve iş yerlerinde çok daha ciddi eylemler yapacağız. İstanbul’un bir çok yerinde sokak okulları kurduk, bizim öğretmenlerimize öğretmenlik yaptırmıyorsanız, biz de her yer okuldur diyerek resim müzik drama satranç dersleri yaptık. Bu ve bunun gibi örnekler bizim en temel meşru eylemlerimizdir” şeklinde konuştu.

‘İŞ YERLERİNDE VE SOKAKLARDA ARKADAŞLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Önümüzdeki süreçte neler yapacaklarına dair bilgiler paylaşan Aydoğan, “Önümüzdeki dönemde bir genel meclis toplantısı yapacağız, tüm şubelerden gelen arkadaşlar ile birlikte bir yol haritası çizeceğiz. İş yerleri ve şubelerimizden gelen önerilerin uygulayıcısı ve yöneticisi olacağız. Geçmişte de olduğu gibi yol haritamızı birlikte oluşturacağız. İş yerleri ve sokaklarda da arkadaşlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

‘NURİYE VE SEMİH’İN SESİ OLACAĞIZ’

Aydoğan, 89 gündür açlık grevinde olan ve halen tutuklu bulunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı sahiplendiklerini söyledi. Gülmen ve Özakça’nın şahsında hükümetin haksız, hukuksuz uygulamalarının bir kez daha gerçekleştiğini belirten Aydoğan, “Eğitim Sen olarak en temel dilimiz yaşamak ve yaşatmak üzerine oldu. Bundan sonraki dilimiz de bunun üzerine kurulu olacak her anlamda her alanda uluslar arası kamuoyunda yapacağımız sokak eylemlerinde Nuriye ve Semih arkadaşların sesine ses olmaya devam edeceğiz” diye ekledi.

‘KAMU EMEKÇİLERİNİ DE GÜVENCESİZLEŞTİRMEK İSTİYORLAR’

657 sayılı kanunun değiştirilmesinin kamu emekçilerinin güvencesizleştirilmesi olarak yorumlayan Aydoğan, “İş güvencesi ve şuana kadar sahip olduğumuz tüm haklar geçmişten bu tarafa direnerek kazanmış olduğumuz haklardır. İş güvencesi tüm emekçilerin en temel hakkıdır. Bizim onlarca yüzlerce bedel ödeyerek kazandığımız güvencemiz bir açıklama bir yasa veya bir yönetmelikle elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

‘HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Aydoğan, Eğitim Sen’in en temel mücadele alanlarından birisinin de güvencesizliğe karşı mücadele olacağını ifade ederek, “657’nin düzenlenmesine karşı her yönü ile iş yerlerinden sokaklardan arkadaşlarımızın seslerini dile getireceğiz. Bize lütuf olarak verilmeyen bu haklardan vazgeçmeyeceğiz. Biz de bu haklara sahip çıkacağız” dedi.

FERAY AYTEKİN AYDOĞAN KİMDİR?

1979 yılında Bursa’da doğan Feray Aytekin Aydoğan ilk ve orta öğrenimini doğduğu köyde gördükten sonra liseyi İzmir Karşıyaka Lisesi’nde Üniversiteyi ise Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde okudu. 20 yaşından beri öğretmen olarak görev yapan Aydoğan üniversite yılları boyunca özerk ve bilimsel üniversite mücadelesi içinde yer aldı. Öğretmenlik hayatı boyunca da İstanbul Eğitim Sen 5 nolu şubede çeşitli görevlerde mücadele yürüten Aydoğan, özellikle eğitimde 4+4 sisteminin tartışıldığı döneminde Veli-Der (Öğrenci Veli Derneği) kuruculuğu ve başkanlığı görevlerini üstlendi. Evli ve bir çocuğu olan Aydoğan, Veli-Der’de öğretmen ve veli kimliği ile mücadele yürüttü. (DİHABER)