Aralarında yüzbinlerce kişinin oylarıyla seçilerek Meclis’e gönderilen HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ve Van Milletvekili Tuğba Hezer’in de bulunduğu 130 kişinin vatandaşlıktan çıkarılacağının ilan edilmesi, bu konudaki gelişmeleri yeniden tartışmaya açtı.

Her dönem muhaliflere karşı kullanılan vatandaşlıktan çıkarılma durumu en yaygın biçimde 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi döneminde kullanıldı. Resmi verilere göre, darbe sürecinde 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. AKP iktidarı da bu durumu sık sık eleştirerek, 1951 yılında Nazım Hikmet’in vatandaşlıktan çıkarılmasını gündeme getirdi.

‘NAZIM HİKMET’E VATANDAŞLIĞI BİZ VERDİK’

Bu durumu özellikle 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde eleştiren Erdoğan, 12 Temmuz 2014 tarihinde Antalya’da yaptığı mitingde, konuyla ilgili “Peki, şimdi soruyorum; Nazım Hikmet’i sürgüne gönderen, orada ölmesine neden olan kim? CHP. Peki, Nazım Hikmet’e vatandaşlığını geri veren kim? AK Parti” demişti.

BU CHP ZİHNİYETİ!

Erdoğan, 15 Temmuz 2015 tarihli AKP Grup Toplantısında da konuyu bir kez daha gündeme getirerek, “Bu CHP zihniyeti Nazım Hikmet’i istismar eden ama ölene kadar sürgünde kalmasına yol açan zihniyettir. Nazım Hikmet’e vatandaşlık hakkını iade eden AK Parti iktidarı olmuştur. Aramızdaki fark budur. Şu andaki CHP zihniyet, Sabahattin Ali’yi katleden CHP’ye tek laf edebildi mi? Ahmet Kaya’nın gurbette ölmesine yol açanları görmezden geldiler, omuz omuza yürüyorlar. Nice kitabı yasaklayan, yakan CHP’yi ve tek parti zihniyeti asla eleştiremezler. Ama Nazım Hikmet’e itibarını iade eden AK Parti’ye saldırmayı marifet bilirler” açıklamasında bulunmuştu.

Erdoğan’ın ifade ettiği gibi Nazım Hikmet hayatını kaybettikten 46 yıl sonra AKP döneminde 2009 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden vatandaşlığa alınmıştı.

MUHALİFLERİ VATANDAŞLIKTAN ÇIKARMA HAMLESİ

Ancak Nazım Hikmet’i vatandaşlığa geri almakla övünen AKP, bu kez muhalifleri vatandaşlıktan çıkarmanın startını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Nisan 2016 tarihinde “terörist” olarak nitelendirilenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasının sinyalini verdi. Erdoğan, Avukatlar Günü dolaysıyla yaptığı konuşmada, “Terör örgütünün yandaşlarını devre dışı bırakmak için vatandaşlıktan çıkartma dahil gereken tüm önlemleri almakta kararlı olmalıyız. Bunlar bizim vatandaşımız dahi olamazlar” açıklamasında bulunmuştu.

Bir 12 Eylül uygulaması daha: 130 kişi vatandaşlıktan çıkartılıyor

Bununla birlikte iktidar Suriyeli mültecileri vatandaşlığa almanın hazırlığını yapmaya başladı. Aradan fazla zaman geçmeden bu kez 3 Temmuz 2016 tarihinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli mültecilere “vatandaşlık” verileceğini belirterek, şunları söylemişti: “Kardeşlerimizin içerisinde inanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak isteyenler var. Konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığımızın bu konuda attığı adımlar var. Ellerinden geleni bakanlığımız oluşturduğu bir ofisle takip etmek suretiyle bu kardeşlerimize bu yardımı, bu desteği yaparak, onlara vatandaşlık imkanını vereceğiz.”

Sarıyıldız: Dönüşüme partim karar verir

12 EYLÜL’DE 14 BİN AKP DÖNEMİNDE 17 BİN

Türkiye’de vatandaşlıktan çıkarma olayı en fazla darbe ve toplumsal alt üst oluşlar döneminde yaşandı. Nihayetinde 12 Eylül 1980 darbesinde vatandaşlıktan çıkarılan 14 bin muhalif, darbenin bilançosuna eklenmişti. 13 Mayıs 2013 tarihinde açıklama yapan dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, 2003 ile 2013 yıllarını kapsayan AKP dönemindeki 10 yılda 354 bin 16 kişinin TC vatandaşlığından çıktığını ifade ederek, bu kişilerden 8 bin 244’ünün vatandaşlıktan çıkarıldığını, 327 bin 946’sının ise vatandaşlıktan çıktığını aktarmıştı. Güler’in verdiği bilgilere göre, 10 yıllık dönemde 17 bin 826 kişi ise vatandaşlık haklarını kaybetmişti.

12 BİN SURİYELİ’YE VATANDAŞLIK

Buna karşılık 10 Mayıs 2017 tarihinde TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Mülteci Hakları Alt Komisyonunda konuşan İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Ahmet Sarıcan, son 10 yılda 12 bin Suriyelinin vatandaşlığa alındığını belirterek, şu verileri paylaşmıştı: “Birinci kategoriye bakacak olursak, son 10 yıl içinde vatandaşlığa aldığımız Suriyeli sayısı 12 bin civarındadır. Bunlardan 6 bin 250’si anne ve babaya bağlı olarak doğum itibarıyla o hakkı elde etmiş, 4 bin 500 civarında kişi ise Türk vatandaşıyla evlenme yoluyla o hakkı elde etmiş kişilerdir. Bin civarında da 5 yıldan fazla Türkiye’de geçerli bir ikametle, ikametini sağlamış, müracaatını yapmış, vatandaş olmuş kişi var.” (DİHABER)